| Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.925 Tesekkür Etti: 7
20 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | Alıntı: Caferi Nickli Üyeden Alıntı
Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tur'a) gelip de Rabbi onunla konuşunca "Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!" dedi. (Rabbi): [B]"Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!" buyurdu.[/b] Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti,
Asla : Hiçbir zaman anlamına geliyor. Ne dünyada ne ahirette
Allah(c.c.) eksik sıfatlardan münezzehtir. İnsanoğlunun gözünun belirli bir kapasitesi vardır. Baktığımız zaman bırakın evreni, bırakın dünyayı, görebildiğimiz alan dünyanın üzerinde noktadan bile ufak bir kısımdır.
Ahirette Allah(c.c.)'i görmeye gelince Ahirette sınav bitmiş, herşey gün açığına cıkmış olacak. İşte o zaman Allah(c.c)'in ayetlerini göreceğiz. Cennet'i, Cehennemi, Melekleri, Peygamberleri ve Diğer Ümmetleri. Açık bir şekilde Allah(c.c.)'in varlığını idrak edebileceğiz. Benim anladığım görmek bu. |
Ortalanmis Mesaj  | soruma cevap gelmemiş, sadece yorumunuzu bize bildiriyorsunuz, sizden isticeğim dünya ve ahiretin aynı olduğuna dair ayet? birde asladan kasıt ebedi bir durum söz konusu değil...
| Ortalanmis Mesaj  |
Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor:"(Ashab, Resulullah'a): "Ey Allah'ın Reulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm: "Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince:
"Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, Rabbinizi
görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. (Müslim, Zühd 16) Cerir İbnu Abdillah (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir dolunay gecesi, aya baktı ve:
"Siz şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sıkışıklığa düşmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). (Buhârî, Mevakitu's-Salat 6, 26, Tefsir, Kaf 1, Tevhid 24; Müslim, Mesacid 211, (633); Ebu Davud, Sünnet 20, (4729); Tirmizî, Cennet 16, (2554).> Açıklama:
1- Ehl-i Sünnet uleması, cennet ehlinin rü'yetullaha mazhar olacağına gökte dolunayı görürcesine Rab Teala'yı gözleriyle göreceğine inanır ve bu hususta ittifak ederler. Allah'ın görülmesinin, cennet ehlinin mazhar olacağı en büyük nimet olacağı belirtilmiştir. Nitekim sadedinde olduğumuz hadis, Allah kendini gösterdiği müddetçe cennet ehlinin diğer nimetlere iltifat etmeyeceğini belirtir. Bu iltifat etmeme hali, rü'yetin onların hepsinden üstün bir nimet olduğunu ifade eder.
2- Hadisten, ahirette Allah'ı, kadın ve erkek bütün cennet ehlinin göreceği hükmü de çıkarılmıştır.
3- Cennet’te hiç kimseye üzülme yoktur. Cehennemden çıkan kişi de Allahı görecektir.
4- İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Cennetliklerin en aşağı derecesinde olan kimsenin durumu; bahçelerini, hanımlarını, bol nimetlerini, hizmetçilerini ve koltuklarını bin senelik mesafeye kadar uzanmış olarak görecek ve sabah akşam Allah’ın kendilerine bir ikramı olarak Allah’ın yüzünü göreceklerdir. Sonra Rasûlullah (s.a.v.) şu ayeti okudu: “Bazı yüzler o gün Rablerine bakarken mutluluktan parlayacaktır.” (Kıyame sûresi: 22-23) (Müsned: 4395)
|
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) |