Tekil Mesaj gösterimi

Alt 10.07.2007, 19:42   #4 (permalink)
Ebu Zerr
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

Hayır-Şer Problemi


Muhterem hocam,
İlgili ayeti kerimeleri meallendirirken "Allah (cc), hayrı dileyenin hayrını diler, şerri dileyenin şerrini diler" diyorsunuz. Elbette Allah kullarına zulmedici değildir. Bu yönüyle tamam.
İki sualim olacak.
1- Ayete bu şekilde meal verince kulun fiilinin haliki (kulun) kendi olmuş olmuyor mu? Eğer öyleyse, bu bize öğretilen ehli sünnet akaidiyle nasıl te'vil edilecek?
2- Her ne kadar kader bahsini konuşmak kimi insanlar tarafından zaman zaman sakıncalı ve gereksiz görülüyorsa da, alimlerimiz serdi kelam etmişler. Oradan aldığım cesaretle size sormak istediğim ikinci sual şu: Kader meselesiyle yukarıda verdiğiniz meali beraberce nasıl anlamak lazım?
Muhterem hocam, belki bir üçüncü sual de şu olabilir: Ayeti kerimeyi bu şekilde meallendirmek daha önce de yapılmış mıdır, yoksa özgün bir meallendirme mi söz konusu?

Teşekkür eder, sıhhat ve selametinizi dilerim..

17/05/2007


Mustafa İslamoğlu:

Aziz talib-i ilim,

Aleyküm selam ve rahmetullah.

1. Sorunuzun cevabı için sizinle bir "bulmaca" çözmeye ne dersiniz:

ÖRNEK BİR: Muddessir suresini açıyorsunuz. 55 ve 56. ayetleri okuyorsunuz. Ben kendi tercümemden vereyim: "Artık DİLEYEN ondan öğüt alır; zaten onlar ancak ALLAH'IN DİLEMESİ durumunda öğüt alabilirler?

Şimdi sorular:

55. ayetteki "dileyen" kul, 56. ayette dileyen Allah. Hangisi doğru? Kul mu diler, Allah mı? Üstelik ardı ardına iki ayette bu ne iştir?

ÖRNEK İKİ: İnsan suresini açıyorsunuz. 29 ve 30. ayetlerini okuyorsunuz. Ben meallendireyim: "Bütün bunlar bir öğüt ve uyarıdır: Şu halde DİLEYEN (insan) Rabbine varan bir yol tutsun. Zaten ALLAH DİLEMESE siz asla dileyemezdiniz. Elbette Allah her şeyi bilendir, hikmetle hükmedendir.

Dileyen kul Rabbine varan bir yol tutsun diyen de, Allah dilemese siz dileyemezsiniz diyen de aynı Kur'an, aynı sure, hatta peşi peşine iki ayet...

Çelişki? Binlerce haşa. Çelişki bizim aklımızda, Allah'ın iradesini kulun iradesiyle kapıştıran kelamcıların dilinde. Vahiy pırıl pırıl.

İpucu: Aynı surenin 3. ayeti: İnsanı yola hidayet ettik: İmanı ve inkarı seçmeyi kendi tercihine bıraktık.

Sonuç: ALLAH DİLEMEDİKÇE KUL DİLEYEMEZ. ALLAH İSE KULUN DİLEMESİNİ DİLEMİŞTİR. hepsi bu...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla