|
Şöyle bir deneme yazısı uzun süredir planlıyordum. Vesile olmandan dolayı sana teşekkür ederim.
Bilim Allah'ın ilimlerinden sadece küçük ve zahiri(dış görünüşü) parlak bir ilimdir.Bilimin dürbünü, dar bir mercekten ibarettir. Allah'ın Cemali ve Celali ile yarattıklarında derc ettiği mucizelerin sadece parlak kısmı ile ilgilenir onu görebilir. İç yüzüne veya başka boyutlarına o dürbün yetişemiyor ve izah edemiyor. Ve bilim-teknoloji insanlığın Allah'tan fiili dua ile istediği, daha güzel ve ahiret için çok gerekli ilimlerin yerine, eninde sonuda yıkılacak dünyasını imar etmek ve dünyada daha rahat yaşamak için- insanı kabir kapısına kadar uğurlayan- parlak balonlarıdır ki Kıyameti netice verecek küfür ve sapıklık o bilimin ilah yapılması sonucu ortaya çıkmış.Oysa Allah'ın nice ilimleri vardır ki ne kıyameti koparacak, ne ahiretini, bozacak ne dünyası heba olacaktı. Ama cahil insan gösterişli şaaşalı körolası bilimi istedi ve kendi sonunu tercih etti. Hem ne son ki cehennemi netice verecek.
Allah kafire dünyanın imarını verdi. Bu imar bilim ve teknoloji ile olmaktadır. Bilim ise insanlığa kabir kapısına kadar refakat edecek eli kısa bir cücedir. Deccal ile irtibatlı Yecüc ve mecüc kavimini istimal edeceği ve adete Tanrı haline getirdiği bir bir bataklıktır.
Bakınız kuraklık kapıda bir adam şöyle diyor "Ya bir şey olmaz, bilim ilerledi çaresini bulur"
Bu korkunç bir ifadedir. Bilimi İlah yapmadır. Allah'ın ilminin ya bilimden ibaret olduğunu söylüyor yada bilimin Allah'ın kudretinden üstün olduğunu sanıyor.
Nitekim, bu bir yanılgıdır ve Deccalin ispritizmasıdır. Yani, hadisteki gibi ; Deccal İlah olduğunu ilah ederken yanında hazır bulunan Melek'e şehadet için soruyor . Melek başka birine "Evet" cevabı veriyor. Deccal "gördünüz mü " diyor. Halklar bundan sonra Onu İlah benimsiyor.
Hatta başka bir hadiste Deccal yeryüzündekilerini öldürüyor en son mızrağını göğe atıyor. Melekler onu kana bulayıp geri yolluyor. Deccal "Göklerdekinide öldürdük", ilan ediyor.
Allahüalem bunu tevilini ben yapamam ilmim yok. Ancak şunu diyebilirim ki. Burda bahsi geçen Melek bilim olsa gerek. Yada Allah bilimi İnsanlığa armağan ederken iktiran etmiş, beraber bulunmuş Melektir. Bilim Allah'ın varlığının bir ıspatı iken deccal onu su-i istimali ile Allah'ın yokluğuna ve bilimden edindiği güçle ilahlığını ilana vardırıyor. Nitekim her bilimsel icat deccalin yayın organları tarafından semavi dinlere vurulan bir darbe olarak gösterilmek için neşri sözüme delil olabilir.
Göğe atılan mızrak ise bilimin ulaşacağı boyutlara bir alamettir. Ki bunu uç noktası bana Nisa Suresi 79'da gözüktü. "Sizin başınıza gelen her kötülük kendi kusurunuzdandır". Bu ayetten ben kıyametin insanın kusurundan ve Üstad'ın kavl ile "Kainata bir dakika tesadüf(insan eli karışsa) herc ü merc olur" sırrınca göklere tasarruf arzusu belki Karia suresindeki "çarpacak olan felaketi" netice verecek. İnsanlık kendi sonunu kendi hırsı ile getirecek.
Neyse
Bilim Allah'ın kanunudur. Bir kanun varsa mutlaka o kanunu koyucu vardır. Sen kanunu ilah yapsan ya kör tesadüfü ilah yaptın yada kendine yararı olmayan ,şuursuz doğayı ilah yaptın
Sadece bilim ile Allah ıspatlanmaz İlmi verilerin arka arkaya verilmesi ile Allah'ın büyüklüğünü anlatmak eksiktir. Hemde bir binayı çimentosuz yapmak gibi eksiktir. Oysa bilimin eli,gözü, kulağı;dürbünü İslam'ın yüksek prensiplerine yetişmiyor. İnsan ise vicdan ve fıtraten o ilimlere , o prensiplere meftun. Bilim bataklığına saplanmış bilimi İlah ,teknolojiyi peygamber edinmiş bir adama yine bilimle çürütmek o bataklıkta sadece oksijen vermektir ki bir süre idare eder, daha onu tatmin etmez döner yine kafasını bilim duvarına vurur.
Tabiki bilimi kullanmak güzeldir ancak Allah'ı ıspatmak için marifet ve marifetullah lazımdır ki o gafil ve dall ve aklı gözüne inmiş kafir ruhu ilzam etsin.Bedinini ruhunun, nefsini kalbinin, hevesini aklının, eline versin. Şu "Asra yemin olsun. Şüphesiz insan hasarettedir" ayetinin tehdidinden halas olsun.
Allah kusurlarımı affetsin.
Baki Selam
Muhabbetle
|