Hayreddin Karaman: İmam-ı Rabbani ve İslam Tasavvufu İMÂM-I RABBÂNÎ VE
İSLÂMTASAVVUFU Hayreddin Karaman Resulullah (s.a.) buyurdu: “Allah her yüzyıl başında bu ümmete, dinini yenileyen (tecdîd eden, müceddid) bir kimse gönderecektir.” Ebu Dâvûd, Mişkât:1/82. Tarîkat yolunda meydana gelen hâller, vecdler, özel ilim ve irfanlar asıl gaye olmayıp, bu yolun yolcularını eğitmeye yarayan evhâm ve hayâllerden ibarettir. O halde bunlara takılıp kalmamak, sülûk ve cezbe yolunun sonu olan “rızâ makamı”na ulaşmak gerekmektedir. Çünkü tarîkat ve hakîkatın yolunu yürümek, duraklarını aşmaktan (seyir ve sülûkten) tek gaye, rıza makamı kendisine bağlı bulunan ihlâsı elde etmektir. İmâm-ı Rabbânî
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
|