Tekil Mesaj gösterimi

Alt 12.06.2007, 21:49   #5 (permalink)
berfut
Tercübeli Üye
 
berfut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2.189
Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
berfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 13
Standart

Hz. Muhammed Mustafa (sav)’nın mümtâz ve muallâ şahsiyetinin anlatılması, anlatılmakdan da öte O’nun beşeriyetin kurtuluşu için bir çare, insanlığın onulmaz dertleri için bir iksîr olarak takdim edilmesi ve hayat-ı seniyelerinin O Yüce Kâmete uygunluk içinde tanıtılabilmesi, çoklarının olduğu gibi benim de düşünce ve his dünyamı baskı altına alan ve her yönüyle de önü alınamaz bir arzu ve isteğe dönüşen mühim mevzûlardan biri... O, insanlığın iftihar tablosudur. On dört asırdan beri dünya çapındaki en büyük dâhiler, dev filozoflar ve her biri düşünce semâmızın yıldızı nice mütefekkir ve ilim adamları, hep O’nun arkasında el pençe divan durmuş ve O’na hitaben: “Sen, sana mensubiyetle övündüğümüz insansın” demişlerdir. O’nun büyüklüğüne şu yeter ki, çağımızda bu kadar tahripten sonra hâlâ biz, minarelerden “Eşhedü enne Muhammede’r-Resûlullah” sadâsını duyuyor, Ruh-ı Revan-ı Muhammedî’nin her yanda şehbal açtığını müşahede ediyor ve rûhanî-lerle beraber günde beş kez coşuyoruz.. yine O’nun büyüklüğü adına diyebiliriz ki; nesilleri ifsât ve idlâl uğruna içte ve dışta bunca din düşmanının çalışıp gayret göstermesine rağmen, bugün hâlâ çiçeği burnunda ve daha tüyü bitmemiş pek çok delikanlı hem de “Hakîkat-ı Ahmediye”yi (sav) hakkıyla anlayıp, kavramaları çok zor olduğu halde, pervanelerin ışığa koştuğu gibi, Hz. Muhammed (sav)’e koşmaları, dünyada benzeri olmayan bir hâdisedir. Zaman, bizim içimizde, sînelerimizde O’na ait hakikatlerden hiçbirini eskitemedi.. evet O hâlâ taptazedir. Çok defa dostlarıma da söylediğim gibi, ne zaman Medîne-i Münevvere’ye gitsem, O’nun kokusu beni o derece sarar ki, neredeyse bir adım ötede bizzat kendisine kavuşacak ve diriltici sesiyle “Merhaben, ehlen ve sehlen” dediğini işitecek gibi olurum. İşte O, bizim içimizde bu kadar tazedir ve gün geçtikçe daha da tazelenmektedir.
Evet, zaman yaşlanıyor, ihtiyarlıyor; bazı düşünceler köhneleşiyor ve değerden düşüyor; fakat inananların sînelerinde Hz. Muhammed (sav), hergün daha da açan bir tomurcuk gibi daima yenilenip tazeleniyor.
__________________
zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı...
Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk...
  Alıntı ile Cevapla