Tekil Mesaj gösterimi

Kaynaklar-3
Alt 08.06.2007, 21:06   #9 (permalink)
EBU ZER GAFFARİ
Yeni Üye
 
EBU ZER GAFFARİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.05.2007
Yaş: 26
Mesajlar: 9
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
EBU ZER GAFFARİ Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Kaynaklar-3

[292] -Resulullah (s.a.a), Ebu Amr Bera' b. Azib b. Haris b. Adiy b. Ceşm b. Mecdea b. Haris b. Amr b. Malik b. Evs el-Ensarî el-Evsî'nin yaşının küçük olması nedeniyle Bedir Savaşı'na katılmasına müsade etmedi. Ama daha sonra Resulullah'la (s.a.a) birlikte on dört savaşa katıldı. Cemel, Sıffin ve Nehrivan savaşlarında İmam Ali'nin (a.s) safında kılıç sallamıştır. Kûfede bir ev yaparak Mus'ab b. Zübeyr'in hükümeti dönemine kadar orada hayatını sürdürdü. bk. elİstiab, c.1, s.143-144; el-İsabe, c.1, s.146.

[293] -Hazrec kabilesinden olan Ubey b. Kâ'b b. Kays b. Ubeyd b. Zeyd b. Muaviye b. Amr b. Mailk b. Neccar: İkinci Akabe'de Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna çıkarak o hazrete biat edip o hazretin savaşlarına katıldı. Vahiy katiplerinden olan Ubey, Ömer'in hilâfetinin son günlerinde veya Osman'ın hilâfetinin başlarında vefat etti. bk. el-İstiab, c.1, s.27-30; el-İsabe, c.1, s.31-32.

[294] -Ebu Bekir Cevherî, es-Sakife adlı kitabında bu plânı Muğiyre b. Şu'be'nin önerdiğini söyler. Bu, gerçeğe daha yakındır.

[295] -Bu ek el-İmametu ve's-Siyase kitabında, c.1, s.14'de geçer.

[296] -İbn Ebi'l-Hadid'in rivayetinde, bütün bu olayların Resulullah'ın (s.a.a) vefatının ikinci gecesinde vuku bulduğu geçer.

[297] el-İmametu ve's-Siyase, ve Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s. 74'de "muttafikin" (hep birlikte) kelimesi geçer. Bunun daha doğru olduğunu sanıyoruz.

[298]- Parantez içindeki cümle İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sında ve el-İmametu ve's-Siyase'de geçer.

[299]- Cevherî'nin es-Sakife'sinde ve el-İmametu ve's-Siyase'de şöyle geçer: "Bu senin hakkınsa, bizim ona ihtiyacımız yoktur."

[300] -Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.1, s.55; Tarih-i Taberî, c.2, s.466 ve Avrupa baskısı, c.1, s.1822; Tarih-i İbn Esîr, c.2, s.124; Tarih-i İbn Kesir, c.5, s. 246; Safvetu's-Safve, c.1, s.97; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s. 123; Tarihu'l-Hulefa, Suyutî, "Ebu Bekir'e Biat" bölümü, s.45; Sire-i İbn Hi-şâm, c.4, s.338; Teysiru'l-Vusul, c.2, s.41.

[301] -Ebu Vakkâs oğlu Sa'd'ın künyesi Ebu İshak'tır. Yedinci Müslüman olan Ebu Vakkâs'ın ismi Malik b. Ehyeb b. Abdulmenaf b. Zuhre b. Kilâb el-Kureşî'dir. O, Resulullah'ın (s.a.a) tüm savaşlarına katılmış ve İslâm yolunda müşriklere ilk oku atmıştır. Sa'd, Irak fethinde İslâm ordusunun kumandanıydı. Sa'd, Kûfe'nin

temelini atmış ve Ömer tarafından o şehrin valiliğine atanmıştır. Ömer onu altı kişilik hilâfet şûrasının üyelerinden biri olarak tanıtmıştı. Sa'd, Osman'ın öldürülmesinden sonra insanlardan uzak durmuş, Muaviye döneminde Akik'de vefat etmiştir. Öldükten sonra cenazesini Medine'ye götürerek Baki mezarlığına defnetmişlerdir. bk. el-İstiab, c.2, s.18-25; el-İsâbe, c.2, s.30-31.

[302] -Yukarıda geçenler dışında bunların hepsinin Ebu Bekir'e biat etmekten sakınarak Hz. Fatıma'nın (s.a) evinde toplandıklarını gösteren diğer kaynaklar da vardır. Bu kaynaklar arasında bunlardan bazılarını ismileri geçmiş ve bu kişilerin "Ali"ye biat etmeye geldikleri eklenmiştir. bk. er-Riyazu'n-Na-zira, c.1, s.167; Tarihu'l-Hamis, c.1, s.188; İbn Abdurabbih, c.3, s.64; Tarih-i Ebu'l-Fida, c.1, s.156; Tarih-i İbn Şuhne, el-Kâmil'in haşiyesinde, s.112; es-Sa-kife, Cevherî İbn Ebi'l-Hadid'in rivayetine göre, s.2, s.130-134; es-Siretu'l-Ha-lebiye, c.3, s.394 ve 397.

[303] -Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.587.

[304] -Tarih-i Taberî, c.2, s.619 ve Avrupa baskısı, c.1, s.2140 Ebu Bekir'in ölümünden bahsederken; Murucu'z-Zeheb, Mes'udî, c.1, s.414; İbn Abdurab-bih, c.3, s.69, Ebu Bekir'in kendisinden sonra Ömer'i hilâfete geçirilmek istemesinden bahsederken; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.135; Muntehab-ı Kenz, c.2, s. 171; elİmametu ve's-Siyase, c.1, s.18; Kâmil-u Muberred, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sının nakline göre, c.1, s.130-131; es-Sakife, Cevherî, Şerhu Nehci'l-Belâga'nın rivayetine göre, c.9, s.130; Lisanu'l-Mizan, c.4, s.189; Tarih-i İbn Asâkir, Ebu Bekir'in biyografisinde; Mir'atu'z-Zaman, Sıbt b. Cev-zî; Tarih-i Zehebî, c.1, s.388 ve el-Emali, Ebu Ubeyde, s.131. Bu kitapta Ebu Bekir'in sözleri şöyle geçer: "Yapmamam gerektiği hâlde yaptığım üç şey falan ve filan şeydir." Ama, falan ve filan işin ne olduğunu söylememiştir! Ebu U-beyd, "Ben bunun ne olduğunu söylemek istemiyorum." demiştir.

[305] -Ebu Süleyman Halid b. Velid b. Muğiyre b. Abdullah b. Ömer b. Mah-zum el-Kureşî'nin annesi, Haris b. Hazen el-Hilâliyye'nin kızı ve Resulullah'ın eşi Meymune'nin kız kardeşi Lübabe'dir. Halid, Hudeybiye Barışı'ndan sonra Medine'ye hicret etmiş ve Mekke fethine katılmıştır. Ebu Bekir, ordunun kumandanlığını ona vermiş ve onu "Allah'ın Kılıcı" anlamında "Seyfullah" diye adlandırmıştır.

Halid 21 veya 22 yılında Humus şehrinde veya Medine'de vefat etmiştir. bk. el-İstiab, c.1, s.405-408.

[306] -Sabit b. Kays b. Şemmas b. Züheyr b. Malik b. İmrau'l-Kays b. Malik b. Sa'lebe b. Kâ'b b. Hazrec el-Ensarî: Uhud Savaşı'na ve Resulullah'ın (s.a.a) diğer savaşlarına katılmış ve Yemame Savaşı'nda Halid'in yanında öldürülmüştür. bk. el-İstiab, c.1, s.193; el-İsabe, c.1, s.197.

[307] -Ziyad b. Lebid b. Sa'lebe b. Sinman b. Amir b. Adiy b. Ümeyye b. Be-yaze el-Ensarî, muhacir ve ensardan olup Amir b. Zerik'in oğlu Beyaze Oğulları'ndandı. Ziyad ilk önce Mekke'de Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna çıkmış ve oradan Hz. Peygamber ile beraber Medine'ye hicret etmiştir. Ziyad, Akabe Biati'ne, Bedir Savaşı'na ve Resulullah'ın (s.a.a) diğer savaşlarına katılmış ve Muaviye'nin hilâfetinin başlarında vefat etmiştir. bk. el-İstiab, c.1, s.545; el-İsâbe, c.1, s.540. Soy zincirlemesi için bk. Cemhere-i İbn Hazm, s.356, "Beya-ze" kelimesi.

[308] -Muhammed b. Mesleme b. Seleme b. Halid b. Halid b. Adiy b. Mecdea b. Harise b. Haris b. Hazrec b. Amr b. Malik b. Evs: Bedir ve Resulullah'ın (s.a.a) diğer savaşlarına katılmış olup Ali b. Ebu Talib'e (a.s) biat etmeyen ve onunla birlikte savaşa katılmayanlardandır. Muhammed b. Mesleme hicrî 43 veya 46 ya da 47 yılında vefat etmiştir. bk. el-İstiab, c.3, s.315; el- İsâbe, c.3, s.363-364. Soy zincirlemesi, İbn Hazm'ın Cemhere'sinde geçer, s.341.

[309] -Zeyd b. Sabit hakkında bk. Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.585.

[310] -Ebu Avf Seleme b. Selâmet b. Vakş b. Zaura b. Abduleşhel el-Ensarî: Annesi, Seleme bint-i Halid bint-i Adiy el-Ensarî'nin kızı Selma'dır. Ebu Avf Birinci ve İkinci Akabe'de ve daha sonra Bedir ve diğer savaşlarda Resulul-lah'ın (s.a.a) yanında savaşmış ve hicrî 45 yılında Medine'de vefat etmiştir. bk. el-İstiab, c.2,s.84; el-İsâbe, c.2, s.63.

[311]- Ebu Said Seleme b. Eslem b. Hureyş b. Adiy b. Mecdea b. Harise b. Haris b. Hazrec b. Amr b. Adiy b. Malik b. Evs el-Ensarî: Bedir ve diğer savaşlara katılmış ve hicrî 14 yılında Cisr-i Ebu Ubeyd Savaşı'nda öldürülmüştür. bk. elİstiab, c.2, s.83, no. 2455; el-İsâbe, c.2, s.61.

[312] -Tarih-i Taberî, c.2, s.443 ve 444; es-Sakife, Ebu Bekir Cevherî, İbn E-bi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sının nakliyle, c.1, s.130-134 ve c.2, s.819. Ayrıca Useyd b. Huzeyr'in kısaca biyografisi, elinizdeki kitabın önceki sayfalarının dipnotunda geçmiştir.

[313] -er-Riyazu'n-Nazira, c.1, s.218, hicrî 1372 Mısır basımı, ikinci baskı; es-Sakife, Ebu Bekir Cevherî, İbn Ebu'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sından naklen, c.1, s.132 ve c.6, s.293; Tarihu'l-Hamis, c.2, s.169, Beyrut, Şaban Müessesesi Yayınları.

[314] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.126.

[315] -Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s.134; İbn Şuhne, el-Kâmi-l'in hamişinde, c.11, s.113.

[316] -İbn Abdurabbih, c.3, s.64; Tarih-i Ebu'l-Fida, c.1, s.156.

[317] -Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.586; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.140; er-Riyazu'n-Nazira, c.1, s.167; es-Sakife, Cevherî, Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid'den naklen, c.1, s.132, 134 ve c.6, s.2; Tarihu'l-Hamis, c.1, s.178; Tarih-i İbn Şuhne, s.113, Haşiye-i Kâmil-i Muberred, c.11, s.113.

[318] -Murucu'z-Zeheb, c.2, s.100; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.20, s.481, İmam Ali'nin "Zübeyru minna, hatta neşee ibnuhu" sözünün şerhinde.

[319] -Divan-ı Hafız İbrahim, Mısır baskısı.

[320] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.126.

[321] -Tarih-i Taberî, c.2, s.443, 444 ve 446 ve Avrupa baskısı, c.1, s.1818, 1820 ve 1822; Abkeriyyetu Ömer, Akkad, s.173. Aşağıdaki kaynaklarda Zübeyir'in kılıcının kırıldığı geçer: er-Riyazu'n-Nazira, c.1, s.167; Tarihu'l-Ha-mis, c.1, s.188; Şerhu Nehci'l-Belâğa İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s.58, 122, 132, 134 ve c.2, s.2-5; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.128.

[322]- es-Sakife, Cevherî, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sından naklen, c.2, s.2-5.

[323] -es-Sakife, Cevherî, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sından naklen, c.1, s.134 ve c.2, s.2-5.

[324] -es-Sakife, Cevherî, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sından naklen, c.1, s.134.

[325] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.126.

[326] -Murucu'z-Zeheb, Mes'udî, c.1, s.414; el-İmametu ve's-Siyase, c.1, s.12-14, biraz farkla.

[327] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.126; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.2, s.4.

[328]- es-Sakife, Cevherî, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sından naklen, c.6, s.25-28, Mısır baskısı; İbn Kuteybe, c.1, s.12.

[329] -Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.2, s.67; Sıffin, Nasr b. Müza-him, s.182

[330] -Teysiru'l-Vusul, c.2, s.46'da şöyle geçer: "Vallahi ne o ve ne de Hâşim Oğulları'ndan hiç kimse ..."

[331] -Bu hadisi özet olarak şu kaynaklardan naklettik: Tarih-i Taberî, c.2,s.448 ve Avrupa baskısı, c.1, s.1825; Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Mağazi, "Hayber Gazvesi" babı, c.3, s.38; Sahih-i Müslim, c.1, s.72 ve c.5, s.153, "Resulullah'ın Nehnu Lâ Nuverrisu, Mâ Terekna Sadakatun Buyruğu" babı, Tarih-i İbn Kesir, c.5, s.285-286; İbn Abdurabbih, c.3, s.64; Tarih-i İbn Esîr, c.2, s.126 -özet olarak-; Kifayetu't-Talib, Gencî, s.225-226; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s.122; Murucu'z-Zeheb, c.2, s.414; et-Tenbihu ve'l-İşraf, s.250. Bu kitapta şöyle geçer: "Fatıma hayatta olduğu müddetçe Ali biat etmedi." Yine es-Savaik, c.1, s.12; Tarihu'l-Hamis, c.1, s.193; el-İmametu ve's-Siyase, c.1, s.14. Bu kitapta şöyle geçer: "Ali, Fatıma'nın vefatından sonra biat etti. Fatı-ma babasından sonra 75 gün yaşadı." Yine el-İstiab, c.2, s.244; bu kitapta şöyle geçer: "Ali, ancak Fatıma'nın ölümünden sonra Ebu Bekir'e biat etti." Yine Tarih-i Ebu'l-Fida, c.1, s.156; el-Bed'u ve't-Tarih, c.5, s.66; Ensabu'l-Eşraf, c.1, s.586; Usdu'l-Gabe, c.3, s.222, Ebu Bekir'in biyografisinde, şöyle yazıyor: "Doğru görüşe göre Ali altı ay sonra biat etti." Tarih-i Yakubî, c.2, s.105, o şöyle yazar: "Ali ancak altı ay sonra biat etti." el-Gadir, Allâme Eminî, c.3, s.102; İbn Hazm'ın el-Fasl adlı kitabından naklen, s.96-97; bu kitapta da Ali'nin altı ay sonra biat ettiği geçer.

[332] - Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.587.

[333]- Vasak, tahılları tartmak için kullanılan bir ölçü birimidir; bir vasak arpa 186889/150 gr.dır; un edildikten sonra bugünkü ölçüyle yaklaşık 186890 gr. olur. Daha geniş bilgi için Merhum Serdar-i Kabol'un Gayetu't-Ta'dil kitabına bakınız. (Mütercim)

[334] -el-Muvaffakiyyat, s.590. Ensardan olan Ferve b. Amr, Akaba Biati'ni, Bedir Savaşı'nı ve Resulullah'ın (s.a.a) diğer savaşlarını idrak etmiştir. Ferve'-nin biyografisi Usdu'l-Gabe, c.4, s.178'de geçer.

[335] -Halid b. Said b. Âs b. Ümeyye b. Abd-u Şems, ilk Müslümanlardandır. O, üçüncü veya dördüncü ve bir görüşe göre de beşinci Müslümandır. İbn Kuteybe, el-Maarif adlı kitabında, s.128'de şöyle yazar: "Halid b. Said, Ebu Bekir'den önce Müslüman oldu." İbn Ebi'l-Hadid, c.1, s.13. O, Habeş muhacirlerindendir. O, kardeşleriyle birlikte Resulullah (s.a.a) tarafından Mezhec sadakalarının (zekât)

sorumluluğuna atanmış aynı zamanda San'a valisi olmuştur. Halid ve kardeşleri Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra Medine'ye dönmüş Şam Savaşı'na katılmıştır. Sonunda Halid salı günü cemaziyelevvele iki gece kala hicrî 13 yılında Ecnadiyn'de şehit olmuştur. bk. el-İstiab, c.1, s.398-400; el-İsabe, c.1, s.406; Usdu'l-Gabe, c.2, s.82; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Ha-did, c.6, s.13 ve 16.

[336]- Usdu'l-Gabe, c.2, s.82; Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, c.2, s.135, Mısır, birinci baskı.

[337] -Tarih-i Taberî, c.2, s.586 ve Avrupa baskısı, c.1, s.2079 ve Tahzibu Tarihi İbn Asâkir, c.5, s.51; Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.588; bu kitapta Ha-lid b. Said'in bir müddet Ebu Bekir'e biat etmediği geçer.

[338] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.126.

[339] -Usdu'l-Gabe, c.2, s.82; İbn Ebi'l-Hadid, Şerhu Nehci'l-Belâğa, c.1, s. 135'de Cevherî'nin es-Sakife'sinden bu olayı genişçe nakletmiştir.

[340] -Tarih-i Taberî, c.2, s.586 ve Avrupa baskısı, c.1, s.2079; Tehzib-u Tari-h-i İbn Asâkir, c.5, s.51.

[341] -Sa'd b. Ubade b. Duleym b. Harise b. Ebu Huzeyme b. Sa'lebe b. Tarif b. Hazrec b. Saide b. Kâ'b b. Hazrec el-Ensarî: Akabe Biati'ne ve Bedir Savaşı dışındaki (bu savaşa katıldığı şüphelidir) Resulullah'ın (s.a.a) bütün savaşlarına katılmıştır. O, bağış sahibi bir kişiydi. Mekke'nin Fethi'nde ensarın bayrağını eline alarak, "Bugün savaş günüdür. Bugün hiçbir saygınlık yoktur." diye bağırmıştır. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) bayrağı elinden alarak oğlu Kays'a vermiştir. Sa'd ölünceye kadar Ebu Bekir'e biat etmedi. O, hicrî 15 yılında Ömer 'in hilâfeti döneminde, Şam'da kalbine gömülen iki okla öldürüldü ve Havareyn'de toprağa verildi. Biyografisi, İbn Hazm'ın Cemhere'sinde, s. 65'de ve el-İstiab, c.2, s.23-37'de ve el-İsabe, s.2, s.27-28'de kaydedilmiştir.

[342] -Tarih-i Taberî, c.3, s.459 ve Avrupa baskısı, c.1, s.1844; Tarih-i İbn Esîr, c.2, s.126; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.134, hadis: 2296; el-İmametu ve's-Si-yaset, c.1, s.10; Sire-i Halebiyye, c.4, s.397, bu kitabın son kısmında şöyle geçer: "Onlardan biriyle karşılaştığında selâm vermiyordu."

[343] - er-Riyazu'n-Nazira, c.1, s.168; ayrıca diğer kaynaklarda da geçer.

[344] -Tabakat, İbn Sa'd, c.3, k. 2, s.145; et-Tehzib, İbn Asâkir, c.6, s.90, İbn Sa'd'ın biyografisinde; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.134, 2296; Sire-i Halebiyye, c.3, s.397.

[345] -Ensabu'l-Eşraf, Belazurî, c.1, s.589; Ikdu'l-Ferid, c.3, s.64-65, biraz farkla.

[346] -Tebsiretu'l-Ulum, Tahran, Meclis baskısı, s.32.

[347] -Murucu'z-Zeheb, c.2, s.301 ve 304.

[348] -Ikdu'l-Ferid, c.4, s.259-260.

[349] -Tabakat, İbn Sa'd, c.3, k. 2, s.145; el-Maarif, Ebu Hanife Dinverî, s.113.

[350] -Usdu'l-Gabe, İbn Sa'd'ın biyografisinde; el-İstiab, İbn Abdurabbih, c.2,s.37.

[351] -Meselâ Muhibbuddin Taberî'nin er-Riyazu'n-Nazira kitabında ve İbn Abdulbirr'in el-İstiab kitabında yaptığı gibi.

[352] -Tarih-i Taberî, Avrupa baskısı, c.1, s.2138.

[353] -Biz bunu özetle Ikdu'l-Ferid, c.4, s.274'ten naklettik.

[354] -"Ecleh", saçının ön kısmı dökülmüş ve başının iki tarafında biraz saç bulunan kimseye denir. Ömer bu sözüyle Emirü'l-Müminin Ali'yi (a.s) kastetmiştir. (Mütercim)

[355] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.16. Buna yakın bir tabirle bk. Tabakat, İbn Sa'd, c.3, k. 1, s.247; yine el-İstiab, Ömer'in biyografisi ve Muntahab-ı Kenzü'l-Ummal, c.4, s.429.

[356] -er-Riyazu'n-Nazira, c.2, s.95, hk. 1373-Mısır baskısı.

[357] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.17.

[358] -Serat, Taif bölgesinde bir dağın ismidir; diğer yerlere de bu isim verilmiştir. bk. Mu'cemu'l-Buldan.

[359] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.18; buna yakın olarak bk. Ikdu'l-Ferid, c.3, s.73.

[360] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.20.

[361] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.18.

[362] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.19; buna yakın olarak bk. Ikdu'l-Ferid, c.3, s.74.

[363] -Tabakat, İbn Sa'd, c.3, k. 1, s.43.

[364] -Tarih-i Yakubî, c.2, s.160; Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.15.

[365] -Kenzü'l-Ummal, c.3, s.160.

[366]-Tabakat, İbn Sa'd, Said b. Âs'ın biyografisi, c.5, s.20-22, Avrupa bas.

[367] -Said b. Âs b. Said b. Uheyha b. Ümeyye, dokuz yaşındayken veya buna yakın bir yaştayken Resulullah (s.a.a) vefat etmiştir. bk. Tabakat, İbn Sa'd, c.5, s.20- 22

[368] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.19; buna yakın olarak bk. Ikdu'l-Ferid, c.3, s.74.

[369] -Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.21.

[370] -Tarih-i Yakubî, c.1, s.162

[371] -Tarih-i Taberî, c.3, s.297; Tarih-i İbn Esîr, c.3, s.37; Ikdu'l-Ferid, c.3, s.76.

[372] -Tarih-i Taberî, c.5, s.152-153 ve Avrupa baskısı, c.1, s.3066; Kenzü'l-Ummal, c.3, s.161, hadis: 2471. Bu kitapta Hz. Ali'ye nasıl biat edildiğine genişçe yer verilmiş, Talha'yla Zübeyir'in Hz. Ali'nin huzuruna gitmelerinden ve İmam'ın hilâfet konusunda onların önerisini kabul etmeyişinden bahsedilmiştir. İbn A'sem de bu konudan genişçe bahsetmiştir. Bu konuda onun Tarih'ine, s.160-161'e bakınız.

[373] - Ensabu'l-Eşraf, c.5, s.70; Müstedrek-i Hâkim, c.3, s.114. Bu kitapta Talha'nın biati konusunda Hz. Ali'nin tabiri kaydedilmiştir.

[374] -Tarih-i Taberî, c.5, s.153 ve Avrupa baskısı, c.1, s.3068.

[375] - Ebu Bekir Abdullah b. Ebu Kuhafe, Osman b. Amir el-Kureşî et-Tey-mî. Annesi, Sahr et-Teymî kızı Ümmü'l-Hayr Selma veya Leyla'dır. Fil Yılı'ndan iki veya üç yıl sonra dünyaya gelmiş, Resulullah'la birlikte Medine'ye hicret etmiştir. Medine'nin dışındaki Sunh denilen bölgeye yerleşip, mahalle ahalisine süt sağarak geçimini sağlarmış. Hilâfetinden altı ay sonra Sunh bölgesinden Medine'ye gelmiş ve hicrî 13 yılında vefat etmiştir. Sihah sahipleri ondan 142 hadis nakletmişlerdir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, Tarih-i İbn E-sîr, c.2, s.163 ve Cevamiu's-Sire, s.278.

[376] -Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Hudud, "Racmu'l-Heblâ" böl. c.4, s.120.

[377] -Ebu Hafs Ömer b. Hattab b. Nufeyl el-Kureşî el-Advî. Annesi, Hişâm veya Hâşim b. Muğiyre el-Mahzumî kızı Hanteme'dir. Ömer, Mekke'de Müslüman olan elli küsürüncü kişidir. Bedir ve diğer savaşları görmüştür. Ebu Bekir ölüm döşeğinde onu kendi yerine seçmiştir. Ömer, hicretin 24. yılında, muharrem ayının başlarında Ebu Lü'lü'den aldığı yarayla ölmüş, Ebu Bekir'in yanıbaşında toprağa verilmiştir. Sihah sahipleri ondan 537 hadis nakletmişlerdir. Biyografisi için bk. el-İstiab, ve Usdu'l-Gabe ve Cevamiu's-Sîre, s.276.

[378]- Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Hudud, "Racmu'l-Heblâ" babı, c.4, s.120.

[379] -Mâverdî diye meşhur olan (Arapça'da "Mau'l-Verd", gül suyu anlamındadır. Ona bu lakabın verilmesinin sebebi, gül suyu satmasıdır) Ebu'l-Hasan Ali b. Muhammed Basrî el-Bağdadî, Şafiî mezhebi ulemasının ileri gelenlerinden biridir. Mâverdî, çeşitli kitaplar telif etmiştir; el-Ahkamu's-Sultaniyye onun önemli eserleri arasında yer alır. Biz yukarıda zikrettiklerimizi bu kitabın hicrî 1356 yılındaki ikinci baskısından, s.7-11'den naklettik.

[380] -s. 7-11, Mısır, 2. baskı. Şeyh Ebu Ya'la Muhammed b. Hasan el-Ferra Hanbelî de el-Ahkamu's-Sultaniyye isminde bir kitap yazmıştır. Biz bu konuları naklederken Hilâfet Ekolü'nün bu iki kitabına daha fazla güvendik. Çünkü bu tür kitapların (Ebu Yusuf'un Kitabu'l-Harac adlı eseri gibi) yazılmasının hedefi, Ehlisünnet ve Hilâfet Ekolü yöneticilerine ait olan hüküm ve kuralların bu kitaplardan alınması ve bunlara uygun olarak amel edilmesidir. Ama diğer kitapların telifinden maksat, amel etmek değil, sadece delil ve burhan getirmek, münazara etmektir. Biz her iki kitapta geçenleri yukarıda kaydettik. Bu kitapların sadece birinde geçenleri ise dipnotta kaydetmekle yetindik

[381] -Ebu Ubeyde Amir b. Abdullah b. Cerrah, Mekke'nin mezarcısı olup Be-dir Savaşı'na ve ondan sonra vuku bulan diğer savaşlara katılmıştır. Sonunda taun hastalığına yakalanarak hicretin 18. yılında Beytulmukaddes yakınlarında vefat etmiştir. Sihah sahipleri ondan 14 hadis nakletmişlerdir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, Cevamiu's-Sîre, s.284; Tabakat, İbn Sa'd, Avrupa baskısı, c.2, böl.

2, s.74.

[382] -Biyografisi önceki sayfalarda geçti.

[383] -Beşir b. Sa'd b. Sa'lebe el-Hazrecî, denildiğine göre Ebu Bekir'e biat eden ilk kişidir. Sa'd b. Ubade'yi kıskanırmış. Beşir, Aynu't-Temr Savaşı'nda Halid b. Velid'in emrindeyken öldürüldü. Onun hadisini Neseî kendi Sünen'inde nakleder. Abdullah b. Saba, c.1, s.96; et-Takrib, c.1, s.103; Usdu'l-Gabe.

[384] -Ebu Huzeyfe b. Utbe b. Rabia el-Emevî'nin azat ettiği kölesi Ebu Abdullah Salim, aslen Fars diyarının İstahr bölgesindendir. Fakat Ebu Huzeyfe'-nin üvey oğlu sayıldığı için muhacirlerden sayılır. Salim Resulullah'tan (s.a.a) önce Medine'ye hicret ederek Kur'ân'ı diğerlerinden daha iyi anladığı için orada başta Ömer olmak üzere muhacirlerden bir gruba imamlık yapmış, Resulullah (s.a.a) onunla Muaz b. Cebel'i kardeş etmiştir. Salim, Yemame Savaşı'nda öldürüldü. Biyografisi Usdu'l-Gabe ve el-İsabe kitaplarında geçer.

[385] -Ebulfazl Abbas b. Abdulmuttalib'dir; annesi, Habbab Nemurî'nin kızı Netile'dir. Resulullah'ın (s.a.a) huzurunda Akabe Biati'ni görmüş, Bedir Savaşı'nda Müslümanlara esir düşmüş ve fidye vererek kendisini ve kardeşinin oğulları Akil ve Nevfel'i kurtarmıştır. Abbas Mekke'nin Fethi'nden önce hicret ederek Mekke Fethi'ni görmüş ve Ömer kuraklık yılında onu vesile edinerek yağmur talebinde bulunmuştur. Sonunda hicretin 32. yılında vefat etmiştir. Sihah sahipleri ondan 35 hadis naklederler. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe ve Cevamiu's-Sîre, s.281.

[386] -el-Ahkamu's-Sultaniyye, Mâverdî, s.6-7.

[387] -el-Ahkamu's-Sultaniyye, Mâverdî, s.10. Bu sözlerden anlaşılan şudur: Bunlar, bu gibi olayların "din" ve şer'î kurallar olduğuna inanmaktalar ve bu konuda aralarında hiçbir ihtilâf yoktur; ihtilâf sadece bu olayların niteliğindedir!

[388] -el-Ahkamu's-Sultaniyye, -Maverdî-, s.15.

[389] -el-Ahkamu's-Sultaniyye, Ebu Ya'la, s.7-11.

[390] -Abdullah b. Ömer b. Hattab, annesi Maz'un kızı Zeynep el-Cemuhî'dir. Resulullah (s.a.a), yaşının küçük olması sebebiyle onu Uhud Savaşı'na katılmaktan alıkoymuş, fakat Resulullah'ın (s.a.a) diğer savaşlarına katılmıştır. Abdullah'tan kendisinin ve babasının övgüsü konusunda birçok rivayet nakledilmiştir. Resulullah'tan (s.a.a) sonra altmış yıl boyunca çeşitli konularda fetva vermiştir. Derler ki: O, konuşkan biri olduğu kadar yeterli bir fakih değildi. Hz.

Ali'nin (a.s) savaşlarından hiçbirine katılmamış, ama ölüm döşeğinde bundan dolayı pişmanlığını dile getirerek, "Geçmişimden, sadece Ali b. Ebu Talib'le birlikte azgın grupla (Muaviye ve taraftarlarıyla) savaşmadığım için pişmanım." demiş. Haccac b. Yusuf'un, birini görevlendirerek, bir kalabalıkta zehirli bir mızrağın ucunu arkadan Abdullah'ın ayağına batırarak onu öldürttüğü söylenir. Abdullah hicrî 73 yılında vefat etti. Sihah yazarları ondan 2630 hadis rivayet etmişlerdir. Abdullah'ın biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, Sey-ru'n-Nubela ve Cevamiu's-Sîre, s.275.

[391] -el-Ahkamu's-Sultaniyye, Ebu Ya'la, s.7-8 ve diğer bir baskısında, s.20-32

[392] -el-İrşad Fi'l-Kelâm, İmamu'l-Haremeyn Abdulmalik b. Abdullah el-Cuveynî, hicrî 1369, Kahire baskısı, "İhtiyar" bölümü, s.424.

[393] -Şerh-i Sünen-i Tirmizî, c.13, s.229. İmam Ebu Bekir, İbn Arabî diye meşhur olan Muhammed b. Abdullah el-İşbilî'dir.

[394]-Camiu Ahkami'l-Kur'ân, Ebu Abdullah Muhammed b. Ahmed b. Ebu Bekir b. Ferhu'l-Ensarî Hazrecî Endulûsî el-Kurtubî, hicrî 1387, Mısır baskısı, c.1, s.269-272.

[395] -el-Mevakif Fî İlmi'l-Kelâm, c.8, s.351-353, üçüncü maksat, hicrî 1325, Mısır baskısı; hicrî 756 yılında zindanda vefat eden Abdurrahman b. Ahmed elİcî'nin eseri.

[396] -Sahih-i Müslim, Kitabu'l-İmâre, "el-Emru bi Lüzumi'l-Cemaat" babı, c.6, s.20-22. Huzeyfe b. Yeman el-Abesî, babası cahiliye döneminde birini öldürerek Medine'ye kaçmış, orada bir kadınla evlenerek Benî Abduleşhel ile sözleşmiş, bu yüzden ismi Hasel iken Yeman'e dönüşmüştür. Huzeyfe, Hendek ve ondan sonraki savaşlarıgörmüş, Ömer tarafından Medain'in valisi olarak atanmıştır. O, hicrî 36 yılında İmam Ali'ye biatten kırk gece sonra orada vefat etmiştir. Sihah sahipleri ondan 225 hadis nakletmişlerdir. Biyografisi için bk. el-İstiab, Usdu'l-Gabe, İsâbe, Cevamiu's-Sîre, s.277.

[397] -Sahih-i Müslim, Şerh-i Nevevî, c.12, s.229; Sünen-i Beyhakî, c.8, s.158- 159.

[398] -Kahire baskısı, 1366 hicrî.

[399] -Şûrâ: 38

[400] -el-Müfredat, Ragıb İsfahanî; Mu'cem-i Elfazi'l-Kur'ân, "şûra" kökü.

[401] -Lisanu'l-Arab, "bey" sözcüğü.

[402] -Lisanu'l-Arab, "sefk" sözcüğü.

[403] -Sire-i İbn Hişâm, c.1, s.141-143.

[404] - Sire-i İbn Hişâm, c.1, s.213

[405] - Fetih: 10

[406] - Sire-i İbn Hişâm, c.2, s.40-42.

[407] - İmtau'l-Esma, Makrizî, s.274-291.

[408] - Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Ahkâm, "Biat" babı, hadis: 5; Sahih-i Müslim, Kitabu'l-İmâre, "el-Biatu Ala's-Sem'i ve't-Taeti Fi-Me'stetaa" babı, hadis: 90; Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Biat, "el-Biatu Fî Mâ Yestetiu'l-İnsan" babı.

[409] - Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Biat, "el-Biatuu Fî Mâ Yestetiu'l-İnsan" babı.

[410] - Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Ahkâm, "el-Biat" babı, hadis: 5.

[411] - Hermas b. Ziyad Ebu Haydar el-Basrî el-Bahilî, Kays-i Aylan'dandır. Hermas, hicretten yüz yıl sonra Yemame'de vefat etti. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe ve Takribu't-Tehzib.

[412] - Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Biat, "Biatu's-Sağir" babı; Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Biat, "Biatu'l-Gulam" babı.

[413] - Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Ahkâm, "es-Sem'u ve't-Taatu Li'l-İmam Mâ Lem Tekun Ma'siyet" babı, hadis: 3; Sahih-i Müslim, Kitabu'l-İmâre, "Vücubu Taati'l-Umera Fî Gayri'l-Ma'siyet" babı, hadis: 1839; Sünen-i İbn Mâce, Ki-tabu'l-Cihad, "La Taate Fî Masiyetillah" babı, hadis: 2863; Sünen-i Neseî, Ki-tabu'l-Biat, "Cezau Men Emere bi-Masiyetin" babı; Müsned-i Ahmed b. Han-bel, c.2, s.142.

[414] - Sünen-i İbn Mâce, c.2, s.956, hadis: 2865; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.1, s.400.

[415]- Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.5, s.325. Muaviye'nin, Ubade b. Samit'i sman'a şikâyet etmesi üzerine Osman onu Medine'ye çağırtınca Ubade bu hadisi Osman'ın evinde nakletmiştir. Ubade'nin rivayetiyle bu hadisin özeti bu kitabın 329'uncu sayfasında geçmiştir.

[416] - Tehzibu Tarih-i İbn Asâkir, c.7, s.215.

[417] - Fetih: 10

[418] - el-Müfredat, Ragıb İsfahanî, "half" kökü

[419] - Nihayetu'l-Lügat, İbn Esîr ve Lisanu'l-Arab, "half" kökü.

[420] - A'râf: 69

[421] - A'râf: 74

[422] - A'râf: 169

[423] - Meryem: 59

[424] - En'âm: 132

[425] - Bu konu İbn Esîr'in nakliyle Lisanu'l-Arab'da da geçer.

[426] - Tarihu'l-Hulefa, Suyutî, s.137-138; hicrî 1371, Mısır, Saadet baskısı, Müstedrek-i Hâkim, c.3, s.81-82; el-Evail, Askerî, s.103-104.

[427] - Sâd: 26

[428] - Bakara: 30

[429] - "Sebebiyet Fa'sı" için bk. edebiyat kitapalrından Muğni'l-Lebib'e.

[430] - Mâide: 44

[431] - Nisâ: 105

[432] - Mâide: 48

[433]- Biharu'l-Envar, c.26, s.263, hadis: 47, Kenzü'l-Feraid-i Keraçekî'den naklen; Usul-i Kâfi, c.1, s.200; Men Lâ Yehzuruhu'l-Fakih, c.2, s.369 ve 371.

[434]- Enbiyâ: 72-73

[435] - En'âm: 83-89

[436] - Nahl: 35

[437] - Nûr: 54; Ankebût: 18

[438] - Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.1, s.151 ve Ahmed b. Muhammed, Şakir'in tahkiki, c.2, s.322, hadis: 1296; ed-Dürrü'l-Mensûr, Suyutî, c.3, s.209. Son kaynakta Enes ve Sa'd b. Ebî Vakkâs'tan nakledildiği üzere Sa'd'ın da rivayetine göre, Ebu Bekir kalben üzüldü. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a), "Benim adıma tebliğ işini kendimden veya benden olan bir kişiden başkası yapmamalıdır." buyurdu.

[439] - ed-Dürrü'l-Mensûr, Suyutî, c.3, s.210.

[440] - ed-Dürrü'l-Mensûr, Suyutî, c.3, s.209.

[441] - A'râf: 107

[442] - A'râf: 108

[443] - A'râf: 117

[444] - A'râf: 160

[445] - Şuarâ: 32

[446] - Şuarâ: 45

[447] - Şuarâ: 63

[448] - Mâide: 110

[449] - Âl-i İmrân: 49

[450] - Enbiyâ: 79

[451] - Enbiyâ: 81-82

[452]- Bu hadisin kaynakları için bk. kitabımızın ikinci cildi, 3. baskı, s.58-59.

[453] - Sünen-i Ebî Davud, c.2, s.210, hadis: 4645, "Hulefa" babı.

[454] - Tarih-i İbn Esîr, c.10, s.7-8.

[455] - Şerhu Şevahidi'l-Muğnî, Suyutî, Beyrut, Daru'l-Mektebi'l-Hayat, c.1,s.197.

[456] - el-Kuna ve'l-Elkab, c.1, s.252.

[457]- el-Mu'cemu'l-Vasit, "halife" sözcüğü.

[458]- Seyyid Kutup, "Rabb'in meleklere, 'Muhakkak ben yeryüzünde bir halife var edeceğim.' dedi." ayetinin tefsirinde şöyle yazar: "Binaenaleyh, Allah Tealâ'nın yüce iradesi, yeryüzünün hükümetini bu varlığa bırakmayı ve onu serbest kılmayı gerektirdi... Bu ise çok büyük bir makamdır. İnsanın, varlık âleminde geniş yeryüzündeki makamıdır bu." Tefsir-i Fî Zilali'l-Kur'ân, c.1, s.65-66. Yine Halife ve Sultan adlı kitabın yazarı şöyle der: "Bu, İslâm âlemine Ehlikitap'tan geçmiştir." Halife ve Sultan ... Partuld, (Muhtasari Der Bare-i Bermekiyan)Sirus İzedî tercümesi, s.16.

[459] - Edeb, s.7.

[460] - Dineverî, s.346; Taberî, c.2, s.1199. Yine Velid hakkında da böyle bir olay nakledilmiştir. Yine bu olay Taberî Tarihi, c.1, s.2748.'deki, Ömer'in "Allah'ın Halifesi" tabirine karşı çıktığı olayıyla da karşılaştırılsın.

[461] - Lavoix, Catalogue Des Monnaies I, p. 25 (N. 83).

[462] - "Allah'ın Halifeleri" tabiri, resmî evraklarda göze çarpmamaktadır; tıpkı İkinci Velid'in fermanı gibi.

[463]- İbn Hurdadbeh, s.87.

[464]- Bu delillerden bazılarını, Allâme Hillî'nin (r.a) "Elfeyn" adlı kitabında bulmak mümkündür.

[465] -Lügat kitaplarında "emme" köküne bakınız.

[466] -İsrâ: 71-72

[467] -Tevbe: 12

[468] -Bakara: 124

[469] -Enbiyâ: 73

[470] -Hûd: 17

[471]- Mu'cemu'l-Mufehris Li Elfazi'l-Kur'âni'l-Kerim'de, "el-kitab" terimine bakınız.

[472] - İbn Hişâm der ki: "Furas, Abdullah b. Selme b. Kaşir b. Kâ'b b. Rabia b.Amir b. Sa'saa'nın oğludur." bk. Sire-i İbn Hişâm, c.2, s.33.

[473]-Sire-i İbn Hişâm, c.2, s.31-34; Tarih-i Taberî, c.1, s.1205-1206, Avrupa baskısı.

[474]- Tabakat, İbn Sa'd, c.1, k. 2, s.18, Avrupa baskısı.

[475]- Bütün bu istidlâller Tarih-i Taberî'nin Benî Saide Sakifesi rivayetlerinde, Avrupa baskısı, c.4, s.1837-1851'de geçer.

[476]- Nisâ: 59

[477]- Bakara: 180-182

[478] - Mâide: 106

[479]- Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Vasiyet, c.2, s.83; Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Vasiyet, -Nevevî Şerhi-, c.11, s.74.

[480]- Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Hudud, "Recmu'l-Hablâ" babı.

[481]- Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Hudud, "Recmu'l-Heblâ" babı.

[482] - Şûrâ: 38

[483] - Âl-i İmrân: 159

[484] - Ahzâb: 36

[485] - Âl-i İmrân 159

[486] - el-Mağazî, Vâkıdî, Dr. Marisdon Cuns incelemesi, c.2, s.580.

[487]- Sire-i İbn Hişâm, c.2, s.253.

[488]- Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Cihad ve's-Siyer, "Gazvet-u Bedr" babı, c.3, s.1403.

[489]- el-Mağazî, Vâkıdî, Oksford baskısı, c.1, s.48-49; İmtau'l-Esma, Makrizî, s.74-75.

[490]- el-Mağazî, Vâkıdî, c.12, s.477-480; İmtau'l-Esma, Makrizî, s.235-236.Kureyze Oğulları kabilesinden Nuaym b. Mes'ud yeni Müslüman olmuştu.Kendi kabilesiyle Kureyş'in, onun Müslüman olduğundan haberleri yoktu.Kureyze Oğulları Medine'nin içinden Kureyş'le Resulullah'a (s.a.a) karşı savaşmak üzere anlaşınca Nuaym, Kureyze Oğulları'yla Kureyş arasında Müslümanların lehine iki taraflı dost rolünü oynadı. Meşhur görüşe göre, Nuaym'ın çalışmaları

sonucu nihayet bu iki kabile birbirlerine karşı olumsuz düşünmeye başladılar; böylece Müslümanlar Kureyze Oğulları'nın iç yüzünü ve kendilerine karşı besledikleri düşmanlığı anladı. Kureyş de Kureyze Oğulları'nın yardımından ümitsizliğe kapılıp rezil bir şekilde geri döndü. (Mütercim)

[491]- Âl-i İmrân: 159

[492]- Malik b. Nuveyre'nin biyografisi için bk. el-İsabe, c.3, s.336, sayı 7698.

[493]- Tarih-i Taberî, Avrupa baskısı, c.1, s.1927-1928; Tarih-i Yakubî, Beyrut baskısı, c.2, s.131.

[494]- Tarih-i Ebu'l-Fida, s.158; Vefeyatu'l-A'yan, Vesime'nin biyografisinde; Fevatu'l-Vefeyat; diğer kaynaklar ve rivayetin detayıyla ilgili bk. Abdullah b. Saba, Beyrut baskısı, 1403, c.1, s.185-191.

[495]- Futuhu'l-Buldan, Ridde-i Benî Velia ve Eş'as b. Kays.

[496]- Enfâl: 75

[497]- Bu olayı özetle şu kaynaklardan naklettik: Futuhu'l-Buldan, Belazurî, Ridde-i Benî Velia ve Eş'as b. Kays el-Kendî hakkında, s.122-123; Mu'cemu'l-Buldan, Yakut Hamevî, "Hadremut" sözcüğünde; Futuh-. İbn A'sem, c.1, s.57-58. Bu olay tam olarak Abdullah b. Saba kitabında, c.2, s.393-410'da kaydedilmiştir.

[498] - Ahzâb: 21

[499]- Haşr: 7

[500]- Şerhu Nehci'l-Belâğa, İbn Ebi'l-Hadid, Altıncı Kitap, "el-Muhtar Min Kutub-i Mevlana Emiri'l-Müminin" babı.

[501]- Resulullah, (s.a.a) Mekke'nin fethinde, karşısında teslim olmaktan başka çaresi kalmayan kâfirleri ve Kureyş'in ileri gelenlerini affetti ve o günden itibaren onlara, serbest bırakılanlar anlamında "Tulaka" denildi.

[502]- Nasr b. Müzahim'in "Sıffin" adlı eseri, 1382 Kahire baskısı, s.29.

[503]- Nehcü'l-Belâga, Kahire-İstikamet baskısı, "Allah" kelimesinde.

[504] - "Meyve"den maksat Resulullah'ın (s.a.a) Ehlibeyti'dir.

[505] - Nehcü'l-Belâğa, "Hikmetler" bölümü, hadis: 185, Muhammed Ebulfazl İbrahim incelemesi.

[506] - Ebu Bekir'in kendisine biat edilmeden önce, "Bırakın beni; ben sizin en hayırlınız değilim." dediği nakledilir.

[507] - Daha önce biz bu olayı en sağlam kaynaklardan naklettik. Şeyh Muhammed Abduh, şûra kelimesini şerh ederken şöyle yazar: Sa'd b. Ebî Vakkas, Abdurrahman b. Avf'ın amcası oğullarındandır ve her ikisi Benî Zühre'dendir. Sa'd, Ali'ye kin beslemeyi dayılarından miras almıştı. Çünkü annesi, Ümeyye b. Abduşems oğlu Ebu Süfyan'ın kızı Hamne idi ve Ali de elini Kureyş'in liderlerinin ve Ebu Süfyan ailesinin kanıyla boyamıştı. Abdurrahman ise Osman'ın eniştesiydi. Çünkü Osman'ın teyzesi, Ukbe b. Ebu Muayt kızı Ümmü Gülsüm onun eşiydi. Talha'nın da Osman'la arası çok iyiydi. Ayrıca Talha, Temim Oğulları'ndandı. Sakife'de Ebu Bekir'in hilâfeti konusunda Temim Oğulları'yla Haşim Oğulları arasında tartışmalar çıkmıştı. Bu yüzden Talha, Ali'ye sırt çevirerek Osman'ın tarafını tutuyordu. Ömer'in ölümünden sonra bunlar toplanarak müşavere ettiler. Müşaverede üç gruba ayrılınca oylamada Talha, Osman'ı destekledi. Zübeyr Ali'yi, Sa'd b. Ebî Vakkas ise Abdurrahman b. Avf'ın yanında yer aldı. Ömer demişti ki: "Şûra üç günden fazla sürmemelidir. İhtilâf çıkacak olursa Abdurrahman b. Avf'ın bulunduğu grubu destekleyin."

Böyle olunca Abdurrahman, Ali'ye dedi ki: "Allah'ın kitabı, Resulullah'ın sünneti ve ilk iki halifenin gidişatıyla amel edeceğine dair Allah'ın ahit ve sözleşmesi senin üzerine olsun." Ali, "Bilgim dahilinde gücüm yettiğini yapmam ümit edilir." dedi. Sonra Abdurrahman, Osman'a dönerek aynı şeyi ona söyledi. Osman hepsini kabul etti. Bunun üzerine Abdurrahman başını mescidin tavanına doğru kaldırarak, "Allah'ım, duy ve tanık ol. Allah'ım, ben üzerimde olan şeyi Osman'ın üzerine bıraktım." dedi. Sonra elini Osman'a sürerek, "Allah'ın selâmı senin üzerine olsun ya Emirü'l-Müminin!" dedi ve ona biat etti. Ali, endişeli ve üzgün bir hâlde oradan dışarı çıktı. Mikdad b. Esved, Abdurrahman'a, "Sen hak tarafını koruyan ve adil bir şahıs olan Ali'yi mi bıraktın?!" dedi. Abdurrahman ise, "Ey Mikdad, ben Müslümanlar için elimden geleni yaptım." cevabını verdi. Mikdad dedi ki: "Ben Kureyş'e şaşırıyorum; hakka hakemlik etmede kendisinden üstünü tanıtılmayan, bilinmeyen bir kişiyi bıraktılar." Abdurrahman, "Ben senin fitne çıkarmandan korkuyorum; Allah aşkına bitir artık." dedi. Osman'ın zamanında vuku bulan olayların asıl nedenleri onun akrabalarıydı. O zaman o, çeşitli şehirlere hükümet ediyordu. Sonuçta ashabın ileri gelenleri ona sırt çevirdiler. Bunun üzerine Mik-dad, Abdurrahman'a, "Bunun sebebi sensin!" dedi. Abdurrahman, "Ben böyle olacağını sanmıyordum; ama Allah şahit olsun ki onunla konuşmayacağım." cevabını verdi ve Osman'dan küsülü olduğu hâlde öldü. Öyle ki, Abdurrahman hasta yatağındayken Osman onu görmeye gittiğinde

Abdurrahman yüzünü Osman'dan çevirerek duvara döndü. "Allah daha iyi bilir ve hâkimlik O'na aittir.' dedi.

[508]- Kasas: 83

[509]- Mecelletu'l-Ezher, c.32, "el-Kutub" bölümü, h. 1380 yılında Abdullah b. Saba kitabının eleştirisinde basılmış olan 10. cildin 1150, 1151. sayfalarından.

[510] - İmam Hüseyin'in (a.s) Hürr b. Yezid-i Riyahî'ye karşı okuduğu hutbeden. bk. Tarih-i Taberî, İbn Esîr ve Maktel-i Harezmî.

[511] - Bu konuyu, inşaallah bu kitabın ikinci cildinde inceleyeceğiz.

[512] - İnşaallah bu konuyu, kitabımızın ilerideki bölümlerinde Moğolların İslâm ülkelerine saldırısını anlatırken genişçe inceleyeceğiz.

[513]- İnşaallah ileride bu konudan genişçe bahsedeceğiz.
  Alıntı ile Cevapla