"Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, mü'min bir erkekle mü'min bir kadın için, kendi işlerinde muhayyerlik hakları yoktur. Allah ve Rasûlüne âsi olan muhakkak açık bir sapıklık etmiş olur". (Ahzâb; 36).
Görüldüğü gibi, bu ayette belirli bir zamandan bahsedilmiyor. Burada adları geçen "mü'min erkek ve kadınlardan sadece Hz. Muhammed (a.s.)'in zamanında yaşamış olan müslümanlar kastedilmiyor. Burada "iş" sözcüğü üzerinde de önemle durulmalıdır. Bu iş hem dini, hem dünyevi olabilir. Allah ve Rasûl kelimeleri de Allah ve Rasûl kelimeleri olarak kullanılmıştır, onların hakimiyeti veya saltanatı olarak değil. Burada bütün mü'min erkek ve mü'min kadınların, bir konuda Allah ve Rasûlü'nün karar vermeleri halinde ona uymaktan başka çareleri olmadığı ifade edil*miştir. Onlar, ister erkek ister kadın olsun, ne ferdî ne içtimaî şekilde Al*lah ve Rasûlü'nün emirlerine karşı gelemezler. Yukarıdaki ayette, Allah ve Rasûlü'nün emirlerine karşı gelenler de sapıklıkla suçlanmıştır. Zaten, Allah ve Rasûlü'nün, İslâm topluluğu için getirdikleri kanun ve düzenin yaşaması ve gelişmesi, onların emir ve kararlarına uyulmaya bağlıdır. Eğer her müslüman Allah ve Rasûlü'nün emir ve talimatını bir yana bırakıp keyfine göre hareket etmeye başlarsa kargaşa çıkar. |