| Tercübeli Üye
nicksizadam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.03.2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 22 Mesajlar: 331 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | NASIL ÖLDÜRÜLÜR?
"Tanrı ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde fesatlık çıkaranların cezası, boğazlanarak öldürülmek ya da asılmak ya da el ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onlar için dünyadaki rezilliktir. Ahiretteyse daha büyük bir azab hazırlanmıştır" (Maide suresi, ayet:33)
Demek ki, "boğazlamak" var, "asmak" var. dahası, "işkence" bile var. (Ellerin ve ayakların çapraz kesilmesi, kuşkusuz bir işkencedir.) Hadislerde daha başka öldürme biçimleri de yer alıyor. Tümü özetle şöyle sıralanabilir:
Peygamberin yaptırdığı işkence:
Olayın özeti:
Ukül, Ureyne kabilelerinden birkaç kişi (kimilerinin yazdığına göre 7-8 kiş) Peygambere gelirler. Müslüman olduklarını bildirirler. renkleri sararmıştır, hasta oldukları anlaşılmaktadır. Peygamber deve sütü ve deve sidiği içirerek bunları tedavi etme yoluna gider. Bir süre sonra iyileşmişlerdir. medine'nin havasınuın kendlerine iyi gelmediğini ve havası uygun bir kesime çıkmak istediklerini Peygambere söylerler. Peygamber de gereksinimlerini karşılasın diye bir deve sürüsünü, başlarındaki çobanıylea birlikte bunların buyruğuna verir. Ve develerin bulundukları yere giderler. Bir süre, develerin sütüyle beslendikten sonra çobanı öldürürler, develeri de alıp götürürler. Olay öğrenilir. Medine'ye peygamber'e iletilir. Peygamber öfkelenmiştir. Adamların yakalanması için buyruğunu veriri. Tümünü yakalattırır. Suçlular, Peygamberin huzuruna getirilirler. Ve peygamberin kararı:
"Elleri ayakları çapraz olarak kesilsin, gözleri oyulup çıkarılsın!.."
Peygamberin buyruğu uygulanır. Peygamberin buyruğu ile, suçluların elleri ayakları çapraz olarak kesilir, gözleri oyulur, Medine dışında güneşin altında ateş gibi yandığı için harre adı verilen yere götürülüp konurlar. Suçlular su ister, su verilmez. Zavallılar, taşları kemirirler, ağızlarıyla, dişleriyle torağı kazarlar. Ölünceye dek orada bırakılırlar.
Buhari, bu hadisi, yedi yerde ve dokuz yolla; Müslim bir yerde ve yedi yolla, Ebu davud bir yerde beş yolla, Nesei bir yerde dört yolla aktarıp yazmıştır. Bunu göz önünde tutan Ahmed Naim, hadisin sağlamlığı konusunda şöyle diyor:
"Altı kitaptan sağlamlık derecelerine göre en sağlamları sayılan dördünde böyle yirmibeş yolla belirlenen, ayrıca Ebu Âvâne, İnb Sa'd, Taheri, Taberanî, Abdurrezzak, Ibnü't-Talla, Ibn Ishak ve Vâkidî gibi birçokları tarafından başka birçok yoldan aktarılagelen bu hadis hakkında (gerçek midir, değil midir diyerek) kuşkuya kapılmak hiçbir müslüman için düşünülemez". (Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih tercemesi, c.1, hadis no:172, not:2).
Hadisi kaynaklatrın bir kesiminde görmek için bkz. Buhari, Zekât/68, Cihad/152, Tecrîd/Vudû hadis no:172; Müslim, Kesâme/9-14, hadis no: 1671; Ebû Davûd, Hudûd/3, hadis no:72-73; Neseî, Tahrimü'd-Dem/7; İbn Mace, Hudûd/20, hadis no: 2578-2579.
Görülüyor ki, olayı Ahmed Naim'in yazdığı gibi, "altı kitabın (kütüb ü sitte) dördü" değil, "altı"sı da yazmıştır.
Kimi aktarmalarda, suçluların çobanı işkence yaparak öldürdüklerinin de eklendiği görülüyor. Onlara bu nedenle işkence uygulandığı açıklanıyor. Oysa, aynı hadiste, şu nedenler belirtiliyor: "Suçlulara ayetin hükmü uygulanmıştır". (Sözü edilen ayet, yukarıda bahsedilen Maide suresinin 33.ayetidir.) Ve, "Peygamberin damızlık develerini alıp götürmeye yeltendikleri için bu ceza uygulanmıştır".
Şaşılası durumdur ki, kimi Müslüman yazar, bu olaydaki suçlulara uygulananı "işkence türü"nden saymamaktadır. Bu yazarlar arasında, Tecrîd'in "mütercim"i Profesör Kâmil Miras da vardır. (Bkz. Sahih-i Buharî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Istanbul, 1938, c.5, s.473).
Oysa, hadisi aktaranlar da, hadise kitaplarında yer verenler de, bunun "işkence" olduğunu açıkça belirtiyorlar. Yalnız "Peygamber işkence yapılmamasını istediği halde, kendisi nasıl işkence yapmış olabilir?" sorusuna uygun karşılık bulmaya çalışıyorlar. Kimileri, Peygamberin bu işkenceyi, "işkence edilmesini yasaklamadan önce" uygulattırdığını öne sürüyorlar. Kimi bunun, bir "kısas" olduğunu savunuyor. Bu görüşte olanlara göre, suçlular da çobana işkence etmişlerdir. Kimileriyse, (genellikle bu görüş benimseniyor) söz konusu olayda işkence uygulatırken, Peygamberin Maide suresinin 33.ayetinin hükmünü yerine getirdiğini savunmaktadırlar. Ne olursa olsun, gerçek sajklanamıyor. Peygamber, en acımasızların bile kolay kolay yapamayacakları bir işkence uygulatmıştır.
__________________
BEKLE BİZİ FİLİSTİN !
|