İslami tasavvurun ortaya koyduğu Allah inancı ile sağdan yahut soldan çelişilmesini isteyen kasıt ve menfiyet kokulu bu sorular Allah tealanın zatı ile alakalı düşünüşe insanları sevk etmek istiyor.İşte bu noktada acze akıl ve ondan televvün eden tahayyülü nakıs bırakıp,inkarı uluhiyete düşürmek hedef alınıyor.Halbuki insanın görevi bu değil,ona bahş edilmiş aklın görevi bu değil.Seyyid kutub bunu çok güzel ifade ederek İnsanın görevinin Allah'ın hükmüne diğer varlıklar gibi boyun eğmesi olduğunu ifade ediyor.
İnsan bu noktada şunu düşünmeli O'nun hükmüne boyun eğmese ne olur,eğse ne olur.
Eğer Onun hükmüne boyun eğse Allah ile ilişkisi doğal olarak artacak ve O'na dair bilgilere ulaşmaya başlıyacaktır.
Kuran bu ifadeyi gaybe iman olarak ilk dersinde anlatıyor.Çünkü insanın bu konumda Allah bilgisine ulaşmasına imkan yoktu,O'nun için gaybe iman edilmesi istendi.Böylece İnsan cahiliyeden hidayete yönelip,Sadece O'nun hükmünü kabul edecek,ancak o zaman bu gaybi imanın gerçeklerini daha sonra ki ayetler ile peyderpey müşahadeye başlayacaktır.İşte bu ilk müslüman olanların ve sonrakilerinde eğitim metodu idi.
Daha emekliyen bir ruha,kalbe,idrake birçok mesele topyekün açıklansa bunun karmaşası ve ağırlı ile yıkılıp kalınırdı.
İlk müslümanlar geriye baktıklarında sonrakiler gibi bunun bir şefkat,merhamet olduğunu anlayıp,idrak ettiler,şükür ettiler. |