Tekil Mesaj gösterimi

Namazi Ayağa Kaldirmak
Alt 06.03.2007, 10:04   #2 (permalink)
fetih
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.080
Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 13
Standart Namazi Ayağa Kaldirmak

NAMAZI AYAĞA KALDIRMAK

Kur'an'da namaz emrinin geçtiği hemen tüm ayetlerde kullanılan "ekîmu's–salat" ibaresinin anlam çağrışımlarından biri, belki de birincisi bu:
"Namazlarınızı ayağa kaldırınız!" Çünkü namazlar ölü gibi, yerde sürünüyor. Namazların başı dik değil, başı eğik. Namaz, insanın Allah karşısındaki esas duruşunu sembolize eden muhteşem bir simge. Ama, Allah'a karşı esas duruşu olmayanların başını, namaz nasıl dik tutsun? Namazın başını dik tutmayanların başını, namaz neden dik tutsun?
Namaz "salat"ın karşılığıdır. Salatın kök anlamı 'dua, talep, yardım,destek'tir. Bu anlam alanıyla birlikte düşündüğümüzde "ekimu's–salat" emrinin karşılığı "yardımı/desteği/duayı, daveti/davayı ayağa kaldırın!" olmuş olur.
Afganistan, Çeçenistan, Felluce, Filistin müslümanlarının çağrısı "Aranızda Allah'la sözleşmesine sadık kalanlar yok mu?" diyor.
Bu soru zor! Bu soru kurşun! Kaç kişi yüzü kızarmadan ve yüreği titremeden "Var!" cevabını verebilir?
Çağrı "Duası kabul olanlar yok mu aranızda?" diyor. Yukarıdaki sorunun bir devamı aslında. Allah'la sözleşmesine ihanet etmeyenlerin duaları kabul olur. Çünkü Allah sadıkları sevdiğini, hainleri ise sevmediğini vahyi aracılığıyla bildiriyor. Allah sevmediğinin davetine niçin icabet etsin? Kendisine ihanet edenlere neden dönüp baksın?
Afganistan, Çeçenistan, Felluce, Filistin'ın çağrısı, ruhunu cesedine kurban edip adetleştirdiğimiz namaz ibadetinin unutulmuş bir boyutunu yeniden gündeme getiriyor: Kunut. Gece namazlarında anlamını, işlevini, ruhunu bilmeden okuduğunuz "kunut", işte gerçek kunuttan arta kalan aslıyla alakasız bir maket. Zaten "dua" anlamına gelen salatı, gerçek bir duaya dönüştürür kunut. Üçüncü sınıf ilmihallerin otomatikleştirdiği namaza yeniden Nebevi dinamizmini kazandırır ve onu adet olmaktan çıkarıp ibadete dönüştürür.
Hz. Peygamber başta Bi'r Meune faciası olmak üzere, hayatında kendisini üzen ve önünün tıkandığını hissettiği zamanlarda, namazlarda, son rükudan doğrulduktan sonra bir parantez açar ve gündemle ilgili uzun dualar ederdi. Bu tabir caizse bir "imdat", bir "acil yardım", bir "inşirah" çağrısıydı. Bi'r Meune'den sonra, her namazda, bazı rivayetlere göre dört ay boyunca namazlarda 'kunut' adı verilen böylesine canlı bir dua uygulamasına gitmişti.
Durmayın, canlandırın namazlarınızı, katın hayatın içine ibadeti. Rutin olmaktan çıksın, ibadet hayata, hayat ibadete dönüşsün.
Unutmayın, namazlar dirilmedikçe ölü canlara ruh üflenmeyecektir.
Fakat, Afganistan, Çeçenistan, Felluce, Filistin'i dualarınızda unutmayın. Kim bilir, belki içinizden iman sözleşmesine sadık kalmış birinin çağrısı adresine ulaşir (alıntıdır)
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
  Alıntı ile Cevapla