Tekil Mesaj gösterimi

Itâat - Hizmet - Nasîhat
Alt 15.02.2007, 16:02   #1 (permalink)
fetih
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.066
Tesekkür Etti: 185
95 Kunu Icin 245 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart Itâat - Hizmet - Nasîhat

Dâvud-i Tâî'nin sohbetine devam eden sâlih bir zât
Maruf-i Kerhî'ye:

"- Sakın amel işlemeyi terk etme! Zîrâ amel,
seni Cenâb-ı Hakk'ın rızâsına yaklaştırır." dedi.

Maruf sordu:

"- Amel ile neyi kastediyorsun?"

O zât buyurdu ki:

"- Her hâlükârda Rabbine itaat hâlinde olmayı;
müslümanlara hizmet ve nasihatte bulunmayı..."


İtaat ve teslîmiyet ile yapılan az bir ibâdet,
itaatsiz ve teslîmiyetsiz yapılan dağlar kadar ibâdetten Hak katında
daha hayırlıdır. Zîrâ kulluk, itaat ve teslîmiyetle başlar.

Nitekim şeytan yüce dergâhtan ibâdet eksikliği dolayısıyla değil,
itaat ve teslîmiyet noksanlığından ötürü kovulmadı mı?

Hizmet ise, bütün peygamberlerin ve evliyâullâhın sarıldıkları
öyle bir fazîlettir ki, o büyük şahsiyetler, hastalık hâllerinde,
hattâ ölüm döşeklerinde dahî hizmeti elden bırakmamışlardır.

Bu durum, hizmete nasıl sarılmak gerektiğini ifâde husûsunda
ehl-i irfân için kâfî bir misâldir.Kısaca hizmet, merhametli ve
cömert gönüllerin şiârıdır.

Olgun mümin, hizmet ehlidir ve fânî varlığından sıyrılmış
bir hâlde kendisini hizmet kervânının en gerisinde kabul eden
bir gönül neferidir. O, dertlilerin ve hastaların yanında,
mâtemlilerin civârında, ümitsizlerin başucunda, muzdarip ve
yalnız kalmışların dostluğundadır.

Nasîhatte bulunmaya gelince, bu ancak ehline âit bir
keyfiyettir. Zîrâ yapılan tavsiye, yaşandığı nisbette tesîr eder.

Bu sebepten herkesin nasîhatte bulunması doğru değildir.
Buna liyâkatli olanların, yâni bu hususta nebevî üslûp ve ahlâka
bürünmüş kimselerin nasîhat etmeye salâhiyetleri vardır.

Bununla birlikte bu salâhiyete nâil olduğu hâlde bundan
kaçınmanın mes'ûliyet ve hesâbı büyük olur.
Çünkü hadîs-i şerîfte:

"Dîn nasîhattir." (Buhârî, Îmân, 42) buyurulmuştur.

Bunun içindir ki, nasîhati terk etmek, Asr Sûresi'nde
bir hüsrân sebebi olarak beyân edilmektedir. Tabî ki,
nasîhat dinlememek de bu mânânın içerisindedir.
Yâni bir hüsran sebebidir.

Hâsılı Hak yolunun sâlikleri itaat, hizmet ve nasîhati
kendilerine vazgeçilmez bir düstûr edinmeli ve bu ebedî
saâdet vâsıtalarıyla Hakk'ın rızâsını tahsîle gayret göstermelidir.
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
  Alıntı ile Cevapla