|
Kıdemli Üye
Style: 0
ibrahimonur isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 375
Thanks: 0
Thanked 29 Times in 19 Posts
Tecrübe Puanı: 54
|
ALTINBİKE: (Tür.) Ka. (bkz. Altınbaşak).
ALTINISIN: (Tür.) Ka. Işığın en güçlü anı.
ALTINIZ: (Tür.) Ka. (bkz. Altınışık).
ALTINTAÇ: (Tür.) Ka. Altından taç.
ALTUĞ: (Tür.) Er. (bkz. Tuğ).
ALTUNAY: (Tür.) Er. Ay'ın san renkli hali
ALTUNÇ: (Tür.) Er. 1. Bakır alaşımı. 2.Kırmızı bakır. 3. Kırmızı, al
gözlü.
ALTUNER: (Tür.) Er. Değerli kimse.
ALTUNHAN: (Tür.) Er. Zengin hakan. Türklerin, Çin'de hüküm süren
TürkMoğol hükümdarlarına verdikleri ad.
ALYA: (Ar.) Er. 1. Yüksek yer, yükseklik. 2. Gök, sema.
AMANULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın bağışlaması. Allah'ın koruması.
AMİD: (Ar.) Er. 1. Çok hasta. 2. Aşk hastası. 3. Başlıca nokta. 4. Önder,
şef, komutan. 5. Diyarbakır'ın eski adı. Ortaçağ'da İslam Türk devletlerinde
kullanılan bazı unvanlar ve memuriyet isimleri.
AMİL: (Ar.) Er. 1. Fail, yapan, işleyen. 2. İslam devletlerinde zekat,
vergi tahsildan veya valiler ve devlet memurlan.
AMİNE: (Ar.) Ka. Gönlü emin, kalbinde korku olmayan.
Peygamber'in (s.a.s) annesinin adı. (bkz. Emine).
AMİR: (Ar.) Er. 1. Mamureden, şenlendiren. 2. İmar olunmuş. 3. Devlete
ait. 4. Kendisine bağlı görevliler bulunan. Amir b. Abdullah b. Mes'ud:
Tabiindendir. İslam fıkıh bilgini.
AMİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Amir).
AMMAR (Ar.) Er. 1. Memur eden. 2. Bayındırlaştıran. (bkz. Amir).
Ammar b. Yasir. Sahabeden. İlk müslüman olanlardandır. Çok işkence gördü.
Habeşistan'a hicret etti. Annesi ilk İslam şehidesi Sümeyye (r. anha)'dir.
AMR: (Ar.) Er. Uzun yaşamak, uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib:
631'de Medine'ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi savaştı.
AMRE: (Ar.) Ka. (bkz. Amr). AMUZ: (Fars.) Er. Bilen,
öğrenmiş, öğreten.
ANBER: (Ar.) Ka. 1. Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak,
yapışkan ve misk gibi kokan, kül renginde madde. 2. Güzel koku. 3. Güzellerin
saçı.
ANDAK: (Tür.) Er. Hemen, o anda. Erkek ve kız adı olarak
kullanılır.
ANGIN: (Tür.) Er. 1. Tanınmış, ünlü, namlı. 2. Bayındır.
ANI: (Tür.) Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı. Erkek ve
kadın adı olarak kullanılır.
ANİF: (Ar.) Er. 1. Sert, şiddetli. 2. Haşin. 3. Geçmişte, pek yakında,
burnun ucu denecek kadar yakından gecen. 4. Biraz önce, belirtilen, bahsedilen.
ANİFE: (Ar.) Ka. (bkz. Anif).
ANIL: (Tür.) Ka. 1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur, ünlü. 3. Hatırlanan.
ARAF: (Ar.) Er. 1. Cennet ile cehennem arasındaki yer. 2. Sert, tepe. 3.
Adetler, usuller. Arafat. Mekke'nin yakınında bulunup hacıların arefe
günü durdukları yerdir. Bu duruş haccın rükünlerindendir.
ARAL: (Tür.) Birbirine yakın adalar topluluğu. Orta Asya'da bir
göl.
ARAM: (Fars.) Ka. 1. Dinlenme, sükun, karar. 2. Rahat, huzur, istirahat.
3. Oturma, eğlenme, ikamet etme.
ARAMCAN: (Fars.) Ka. 1. Gönül rahatı. 2. Sevgili, sevilen güzel.
ARAMDİL: (Fars.) Er. 1. gönül rahatı. 2. Sevilen güzel. 3. Yer mekan.
ARCA: (Ar.) Ka. 1. Temiz, namuslu. 2. Aksak, topal.
ARDA: (Tür.) Er. 1. Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek.
2. İşaret için dikilen değnek. 3. Çıkrıkçı kalemi. 4. Sonra gelen.
ARDALI: (Tür.) Er. (bkz. Arsal). ARDAN: (Tür.) Er. (bkz.
Arsal).
AREF: (Ar.) Er. 1. Pek maruf, çok bilinen. 2. Arif, anlayışlı ve bilgili.
AREFE: (Ar.) Ka. 1. Arife, dini bayramlardan bir evvelki gün. 2. Bir
önceki gün.
AREL: (Tür.) Er. Temiz, dürüst kimse.
ARGU: (Tür.) Er. 1. İki dağ arası, uçurum. 2. Orta Asya'da Issık gölü
çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu
Türkleri.
ARGUN: (Tür.) Er. 1. Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun. 2. Yanyana
iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. Argun:
İlhanlı hükümdarı. Abaka Han'ın oğlu.
ARGÜN: (Tür.) Er. Temiz, aydınlık gün.
ARGUNŞAH: (Tür.) Er (bkz. Argun). Argunşah. (Nizameddin)
Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan H'nın oğlu. Babası ülkeyi oğullan arasında
pay edince, hissesine Amasya düşmüştü.
ARHAN: (Tür.) Er. Üstün nitelikli, gururlu bakan.
ARICAN: (Tür.) Er. Temiz, doğru kimse.
ARIÇ: (Tür.) Er. Banş, asayiş. ARIER: (Tür.) Er. Çalışkan
kimse.
ARİF: (Ar.) Er. 1. Meşhur, çok tanınmış, mütearif. 2. Bilgi sahibi.
Bilen, bilgili, irfan sahibi. 3. Sıbyan mektebi hocası veya kalfası.
ARİFE: (Ar.) Ka. Bilgi ve irfan sahibi kadın. Uyanık, ince ruhlu,
latif.
ARIHAN: (Tür.) Er. (bkz. Arhan). ARIKAL: (Tür.) Er. Temiz,
doğru, dürüst kal.
ARIKAN: (Tür.) Er. Temiz soy. ARIKHAN: (Tür.) Er. (bkz. Arhan)
ARIN: (Tür.) Er. 1. Temiz, an, saf. 2. Alın. 3. Yüz, cephe. Dağlann,
tepelerin yüzü.
ARINÇ: (Tür.) Er. 1. Temiz, saf, an. 2. Banş.
ARISAL: (Tür.) Er. An gibi çalışkan kimse.
ARISAN: (Tür.) Er. Temiz, doğru tanınmış kimse.
ARISOY: (Tür.) Er. (bkz. Ansan). ARITAN: (Tür.) Er.
Temizleyen, an duruma getiren.
ARKAN: (Ar.) Er. 1. Temiz, ari kandan gelen. 2. Üstün galip. Arkan (Şeyfi)
Türk mimar (19031966).
ARKIN: (Tür.) Er. Yavaş, ağır, sakin, gelecek yıl.
ARKUT: (Tür.) Er. Temiz, uğurlu, kutlu.
ARMAĞAN: (Fars.) 1. Hediye, peşkeş, tuhfe, bergüzer. 2. Birinin gördüğü
işe veya başansına karşılık olarak verilen şey, mükafat.3. Bir ilim adamını
tanıtmak veya çalışmalanndan ötürü mükafatlandırmak maksadıyla adına çıkanlan
ilmi eser. (Köprülü Armağanı). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ARMAN: (Fars.) Er. 1. Hasret, özleme. 2. Zahmet, sıkıntı. 3. Teessüf. 4.
Pişmanlık.
ARMİNE: (İbr.) Ka. İbranice isim. (bkz. Emine).
ARRAF: (Ar.) Er. l Falcı, kahin. Müneccim. 2. Hekim. 3. Göçebe Arap
aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri.
ARRAFE: (Ar.) Ka. (bkz. Arraf).
ARSAL: (Tür.) Er. Temiz huylu, namuslu.
ARSEBÜK: (İ.) Er. 1. Temiz ruhlu ve çabuk. 2. Toy. 3. Namus
konusunda titiz.
ARSLAN: (Tür.) Er. 1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan, esed,
şir. 2. Cesur adam, bahadır. 3. Bir çeşit çiçek. Arslan Argun:
Alpaslan'ın oğlu (1097).
ARSLANGİRAY: (Tür.) Er. Cesur, korkusuz han. Arslan Giray: Kırım
hanı (17021767).
ARSLANŞAH: (Tür.) Er. Arslan gibi cesur ve yiğit şah, kral. Cesur
komutan. Arslan Şah: Kirman Selçuklu hükümdarı (l 145).
ARTAN: (Tür.) Er. 1. Yarar, fayda. 2. Üstünlük, meziyet, nitelik.
ARTUÇ: (Tür.) Er. Ucu sivri demirle donanmış mızrak.
ARTUK: (Tür.) Er. Selçuklu Emiri. (XI. yy.). Selçukluların ünlü
hakanı Alpaslan'ın emrinde Malazgirt savaşına katıldı.
ARÜSEK: (Fars.) Ka. 1. Gelin, küçük gelin. 2. Bebek gibi güzel kız. 3.
İşlemecilikte kullanılan yeşil parlak sedef. 4. Ateş böceği. 5. Küçük bir
mancınık çeşidi.
|