O (İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında bir hazır gözetleyen bulunmasın (o her ne söylerse onun yanında mutlaka hazır bir gözetleyen vardır). "Ağızdan ne çıkarsa, hayır veya şer her ne söz söylenirse" demektir ki bu ifade ile, sadece ağızdan çıkan sözler değil, dışa vurulan tüm eylemler de kastedilmiştir. Çünkü ağızdan çıkan bir hece, kişinin dışa vuran en küçük eylemidir. Dolayısıyla insanın ne söylediğini, ne yaptığını gözetleyen tespitçiler hiçbir sözü ve hareketi kaçırmadan kaydederler.
Ancak, insana her yakından daha yakın olan, insanın nefsindeki gizlilikleri ve içine doğan her dürtüyü insandan daha iyi bilen Allah, insanları sadece iradeleri ile bilinçli olarak yaptıklarından sorumlu tutar:
Bakara; 225: Allah, sizleri yeminlerinizdeki boş sözlerden sorumlu tutmaz; ama kalplerinizin kazandıkları (bilinçli yapılmış eylemleriniz) nedeniyle sorumlu tutar. Allah bağışlayıcıdır, yumuşak davranandır.
Buradan da, insanın bilinci yerinde değilken, iradesi dışındaki sözleri ve hareketlerinin kayda girmeyeceği, bunlardan insanın sorumlu tutulmayacağı anlamı çıkmaktadır.
İki tespitçi
Bu iki tespitçinin ne oldukları bir sonraki pasajda, kendilerinden "سائق saik" ve "شهيد şehid" olarak bahsedilmek suretiyle açıklanmıştır. Ayrıca "saik", 23. ve 27. ayetlerde "karin" sözcüğü kullanılarak bir kez daha açıklanmıştır. Bu açıklamalara rağmen buradaki tespitçileri; "insanın sağında hayırları, solunda şerleri yazan melekler" olarak anlayıp anlatmak, hem sözcükler açısından hem melek kavramı açısından hem de pasajın anlamı açısından yanlıştır.
Sağından solundan
Ayette bahsi geçen iki tespitçi ile ilgili olarak, yukarıda belirttiğimiz anlayışta, meselâ; "sağdaki melek iyilikleri ve sevapları, soldaki melek kötülükleri ve günahları kaydeder. (!)" gibi ilginç rivayetler ortaya atılmış ve bu rivayetlerde gerçek dışı anlatımlara yer verilmiştir.
Zıt anlamlı sözcüklerin birlikte kullanılmasının, sözcüklerin anlamlarına zenginlik kazandırdığını ve bu ifadelerin, sözcüklerin kendi anlamlarından daha başka anlamlara geldiğini unutmamak lazım..
Buradaki "sağından, solundan" ifadesi ile de sadece sağ ve sol değil tüm yönler kastedilmiştir. Dolayısıyla bu tespitçiler insanın sadece sağında ve solunda değil; sağında, solunda, önünde, arkasında, altında, üstünde, içinde, dışında yani kalbindedirler. İnsanı sürekli kontrol altında tutarak söylediği ve yaptığı her şeyi kayda alıp saklayan ve zamanı gelince sakladıklarını çıkarıp ortaya koyan bu tespitçiler, Allah`ın insana verdiği iki yeti olup, bunlar bize göre İblis ve hafızadır (bellektir). Bu yetilere meleke demek mümkünse de melek demek doğru değildir. |