Tekil Mesaj gösterimi

Alt 06.12.2006, 17:44   #9 (permalink)
alptraum
Tercübeli Üye
 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005
Bulunduğu yer: Aşk`dan
Yaş: 23
Mesajlar: 2.998
Tesekkür Etti: 42
70 Kunu Icin 105 Tesekkür Aldı
alptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı birialptraum Asırı şöhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 64
Standart

Günlük hayatımızda, yer yer, “falanın kalbi bozuk” yahut, “filânca kalp ameliyatı geçirmiş” gibi sözler ederiz. Bu konuşmalarımızda, kalbi, iki ayrı mânâsıyla kullanırız. Bunlardan biri maddî, diğeri ise mânevîdir. Bir başka ifadeyle, biri zâhirî, diğeri bâtınî...

Maddî kalp, bedenin her yanına kan pompalayan harika bir cihaz. Bu kalp bütün bir kâinata muhtaç. Kâinattan insanı süzen ve insan fabrikasında gıdaları ete, kemiğe, kana, iliğe çeviren bir kudret, o kalbi çalıştırmakta ve kanı bedenin her köşesine sevketmektedir.

Evet, kalbin zâhiri bütün kâinata muhtaçtır. Ve kalp bu hâliyle Allah’ın Samed ismine âyinedir. Maddî kalbin kâinata ve içindeki eşyaya olan ihtiyacını, ancak her muhtacın ihtiyacını gören ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah yerine getiriyor, Samed isminin tecellisiyle... Kalp bu yönüyle bir ağaçtan, bir çiçekten pek fazla ileri değil. Onlar da kâinatın her şeyine muhtaç. Onlar da bu ihtiyaçlarının görülmesiyle Samed ismine âyine oluyorlar.

Kalbin bâtınına gelince, Samediyete en büyük âyine odur.

“Bâtın-ı kalp âyine-i Samed’dir.”
Bu hakikatı: “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” âyet-i kerimesi ders verir.

Bedendeki her organın kendine göre bir çeşit tatmini söz konusudur. Göz görmekle, kulak işitmekle tatmin oluyor. Dilin tatmini tat ile, mideninki gıda iledir. Kalbin ise en büyük ihtiyacı, imandır.

Ben kimin mahlûkuyum? Şu âlem kimin mülkü? Bu dünyada kimin misafiriyim? Daha sonra nereye gideceğim? Beni misafir eden zât, benden ne istiyor?

İşte kalbin bâtını, bu gibi soruların cevaplarıyla tatmin oluyor. Onun talebi mârifetullah olunca, elbette, Samediyete en büyük âyine o olacaktır. Maddî kalb bu kâinatın maddesine muhtaçtır; batın-ı kalb ise bu âlemin sahibini tanımaya, bilmeye, O’na iman ve itaat etmeye.

Kalbin Rabbi, onun ancak zikirle tatmin olacağını bildiriyor bize. Nedir zikir? Kelime mânâsıyla “hatırlama”. Allah’ı hatırlatan her hâdise, her levha, her ilmî eser birer zikir vesilesidir.

Kalp, bu kâinatın özüyle beslenir, mânâsıyla ilgilenir. Onun işi bu âlemle değil, onda tecelli eden İlâhî isimlerledir. Göz elmaya bakadursun, kalp esmaya nazar eder.

Ve böylece kalp, Samediyete ulvî bir âyine olur
__________________
İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim!
  Alıntı ile Cevapla