|
“İçlerinden kimi de vardır, seni Kur’an okurken dinler; fakat biz onların kalplerine onu zevkiyle anlamalarına mani kabuklar (kat kat ve görülmedik örtüler) geçirmişizdir, kulaklarında da bir ağırlık vardır! Her mu’cizeyi görseler de iman etmezler; hatta sana geldiklerinde seninle cidal yapmaya kalkışarak der ki o hak tanımaz kafirler; “Bu, eskilerin esatirinden (eskilerin masalları, destanları, hikayeleri) başka bir şey değil!” (En’am : 25)
Yani; bu sizin atalarınızın üzerinde durduğunuz Din değil mi ? Sahi sizler hiç akıl etmezmisiniz ? Beyninizi neden kiraya veriyorsunuz ? Atalarınızın Dininde kalıyorsunuz. Kutsallarınızı aşamıyorsunuz ! Oysa bizlerin inandığı hak Peygamber Kur’an’da var! İbrahimi bir duruş sergileyen ve Din’i Allah’a özgüleyen bir peygamberdir O! Ama bununla beraber başka bir özelliği olmayan bir Peygamber. Hepsi bu! Peygambere iftira atmayın. Mucizesi yok, şefaat hakkı yok! O sadece tebliğ ile mükellef bir postacı. Sözlerimi ?(Hadisleri); paçavradır! (Haşa ki sümme haşa!) Bize dedikleriniz işte bu tür sözler. Ve bu yaptıklarınıza karşılık bizim uyarmalarımız neticesinde ısrar ile devam eden zihniyeti bakın Rabbül Alemin nasıl tasvir ediyor:
“Öbürleri ise hem ona yaklaşmaktan nehyederler, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar ve bu suretle mücerred nefslerini (sadece kendilerini) helak ederler de farkına varmazlar!” (En’am : 26)
Yani; sizler özet olarak kendi nefslerinize zulm ediyorsunuz, farkında değilsiniz! Allah’ın (cc) çok özel ve seçilmiş kulunu kendi nefslerinizde küçültüp en düşük ineceği noktaya kadar getiriyorsunuz! Tefritte kalıyorsunuz! Aynı; ifrata kaçanlar gibi aşırıya gidenler gibi. Ve orta yolu tutan Müslümanları da bundan vazgeçirmeye çalışarak yapıyorsunuz üstelik bunu. Uyanın! Ateş var!:
“Görsen, ateşin başına durdurulup da ‘Ah!’ dedikleri vakit; ‘Ah, n’olurdu bir geri çevrilsek de Rabbimizin ayetlerini inkar etmesek, müminlerden olsaktı!’ ” (En’am : 27)
“Hayır! Evvelce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan; yoksa geri çevrilselerdi, mutlak o nehyedildikleri fenalığa yine döneceklerdi [şüphesiz yine yalancılar] (ve) yine dönüp ‘Hayat, sırf dünya hayatımızdan ibaret; biz bir daha dirilecek değiliz’ diyeceklerdi.” (En’am : 28 - 29)
“Hem görsen onları, Rablerinin huzuruna durdukları vakit! (Allah) ‘Nasıl!’ diyecek; ‘şu gördüğünüz hak değil mi imiş?’ ‘Evet! Rabbimiz hakkı için!’ diyecekler. O halde buyuracak: ‘Tadın azabı, küfrettiğinizin cezası (olarak)…” (En’am :30)
__________________
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
|