|
Ebû Hüreyre Hazretlerinin, Kur´an okuyanların kazanacağı mânevî derecelerle ilgili olarak Peygamber Efendimiz`den rivayet ettiği şu hadîsi nakledebilirim.
Kur`an: Rabb`im! Ona şeref tacı giydir! diye niyâz edecek; o kimseye şeref tacı giydirilecek. Sonunda Kur`an-ı Kerîm: Yâ Rabbî! O kulundan razı ve hoşnut ol! Senin hoşnutluğundan üstün bir şey yoktur. diyerek Kur`an okuyan kimseyi mânevî mertebelerin en yükseğine ulaştıracak (Tirmizî, Fezâilül-Kuran 18; Dârimî, Fezâilül-Kuran 1).
Kur'anda da Şefaatle ilgili hükümler vardır.
(O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]
(Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]
(Allah’ı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]
(Onlar, Onun rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]
(Sadece Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]
(Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bakara 255]
(Allah’ın izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz.) [Yunus 3]
(Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44]
Bu âyet-i kerimelerde görüldüğü gibi, şefaat yetkisine sahip olanlar, ancak Allahü teâlânın izni ile şefaat edeceklerdir.
Yukarıdaki âyet-i kerimelerde, Allah’ın izni olmadan kimsenin şefaat edemiyeceği açıkça bildirilmektedir. Ancak Allah’ın izin verdiklerinin bundan müstesna oldukları, yani ancak Allah’ın izni ile şefaat edecekleri bildirilmiştir.
__________________
. . .Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar. (Mevlana) . .
|