04-03-2008, 14:18
|
#23 (permalink)
|
|
Kıdemli Üye
Style: 0
ibrahim571632 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Mersin
Memleket: El-Aziz
Kan Gurubu: 0 rh +
Yaş: 28
Mesajlar: 183
Thanks: 238
Thanked 250 Times in 129 Posts
Tecrübe Puanı: 49
|
Alıntı:
metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Ölene Rahmet ediyorsa Eksiksiz olan Vahyde vardir herhalde eger bu iddianiz dogruysa bir beyyine kondursaydiniz?
Hasa ben kim uydurk yazmak kim?ASiz beni baskalariyla karistiriyorsunuz sanirim.Önce teesüf ederim sonrada özür dilemenizi beklemek hakkimdir en azindan benim yapmayacagim bir seyi bana yükletmeye calistiginiz icin..
Hangisi alakasiz diye soracagim ama hic umudum yokki su diyesiniz diyeceginiz simdiden belli;Su ayetler kafirler icin sunlar müsrikler icin bunlar Ateisler icin e artik size kalan hic bir sey kalmadi diyecegim oda yanlis Masallah bir yigin Külliyeleriniz var sende haklisin be Ibrahim kardes...
|
Bir özür borcu söz konusu ise fikrinize katılmadıkları için bu mübarek ayetlerle onlara itham ettiğiniz sıfatlardan ötürü bu borcun sahibi sizsiniz.
Buyrun İthamlarınızı birlikte okuyalım;
Onlara ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar “Bize bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.”dediler. De ki “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece vahyolunana uyuyorum.”
Yunus Suresi 15
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle uyarmam için bana şu Kuran vahyedildi. Gerçekten Allah'la beraber başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?"De ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir tek olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım
17/41 Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.
17/89 And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.
Sırasıyla; Kur’anın hükümlerini değiştirmekle,Şirkle;Nefret duymakla,Nankör olmakla falan itham ediyorsunuz insanları sonra dönüp ÖZÜR bekliyosunuz.Acaba Özür dilemesi gereken KİM????
Sonra gelelim asıl konumuza;
Sizin ayeti kerimedeki Ölü kavramı Kitapta mecazi ve kinayeli bir ifadeyle kullanılıyorken siz ısrarla bildiğimiz sıradan ölü cesedi tahayyül ediyorsunuz.Bana göre en büyük hatanızda burada başlıyor.Çünkü biz biliyoruzki;
Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Elbette düşünenler için bunda alınacak ibretler vardır.) [Zümer 42
(Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, onlar, Rableri indinde diridir, rızıklanır.) [Al-i İmran 169]
(Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin! Onlar diridir; ama siz anlayamazsınız.) [Bekara 154]
Bu âyet-i kerime de ruhun bedenden ayrı bir varlık olduğunu bildirmektedir. İşiten ve gören ruhtur. Ruhsuz beden bir işe yaramaz. Ama bedensiz ruh, nimet veya azaba duçar olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Müminlerin ruhları 7. kat göktedir. Orada Cennetteki makamlarını seyrederler.) [Deylemi]
Hızır aleyhisselam gibi bir çok kişinin ruhunun iş yaptığı görülmüştür. Bu bakımdan Allah yolunda ölmüş kimselere ölü bile demek caiz olmaz.
Allah yolunda öldürülenler şehittir. Şehitten daha üstün olan Peygamber efendimize nasıl ölü denir! O âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir, bütün âlemler Onun hürmetine yaratılmıştır. Şehitler gibi Peygamberlerin bedenleri de çürümez.
[size=3] (Ölü kabre konurken, ayak seslerini işitir.) [Buhari]
(Ölüler yaptığınız iyi işlerinize sevinir, kötü işlerinize üzülürler.) [İbni Ebiddünya]
Ölülere işittiremezsin âyeti ise şu mealdedir:
(Elbette sen ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp kaçan sağırlara da bu daveti işittiremezsin. Hem sen o körleri sapıklıklarını bıraktırıp, hidayet verici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edecek kimselerden başkasına işittiremezsin.) [Neml 80-81]
Buradaki sağırların da kulaklarının sağır olmadığı, körlerin de gözlerinin kör olmadığı, ölünün de gerçek ölü olmadığı açıktır. Bir de davet ve hidayet kelimeleri geçiyor. Demek ki maksat işittirmek veya göstermek değil, onları hidayete davet etmektir. Âyetin devamında, (Sen ancak iman edeceklere işittirebilirsin) deniyor. Ötekilerin ise iman etmeyecek kâfirler olduğu da pek açıktır.
Bütün bu zikredilenler bize gösteriyorki gerek [Neml 80-81] gerek [Yasin 69-70] ve diğer ayetlerde zikredilen ölüler salt cesetten ibaret ölü olmayan ruhlardır. Ve her ölü işitir,görür,ve hisseder.
İşte tam bu durumda sizin Kur’anın ölülere faydası yoktur iddianız çürüyor çünkü ölen cesettir ruh ise ölmez ya kabrinde Rabbinin lütfuyla cennet bahçesinde yada rabbinin cezası ile cehennem çukurundadır.Yoksa Ölü ceset nasıl olurda azaba yada mükafata muhatap olabilir.Akıl karımıdır???
Bakın ayet dediniz ayet ile bunun yanında Hadisi şerifler ile bu konuyu açıklamaya çalıştım maksadım Cesetleri ölü ama Ruhları baki olan ölülerimize Kıyamete kadar edilegelecek duaların,okunagelecek Kur’an hatimlerinin faydasız ve amaçsız olmadığını ispat etmektir. Milyon kere milyon kez haykırıyorum Kur'an Alemlere rahmettir.O da ,O'nun tebliğ ediciside (S.a.s.) Alemlere rahmettir.Tabiki Kur'anın hükümleri Dirilere gelmiştir.Ölüler tebliğin muhatabı değildirki Ölülere gelmiştir diye bir iddiamız olsun.
Bütün bunlara rağmen hala ısrarla kendisini okuyana ahirette şefaat edecek olan Kur’anın, kendisini okuyanı ölünce sahipsiz burakacağını iddia etmekte ısrar ediyorsanız ben artık Alemlerin rabbine sığınırım.
Ceza ve mükafat gününda aramızdaki ihtilafın hükmünü O (C.C.) verecektir.
__________________
. . .Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar. (Mevlana) . .
|
|
|
|