| Yeni Üye
wamblee isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.10.2006 Mesajlar: 6 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Yukarının devamı:
DUA
Müslüman yalnızca Allah’a dua eder. İşiten, gören ve haber alan yalnızca O’dur. Ve dualara icabet eden (karşılık verebilen) yalnızca Allah’tır. “Şefaat ya Resulullah” ifadesi, peygambere yapılan duadır. Peygamber bu duayı ne işitebilir, ne karşılık verebilir, ne de hesap gününde Allah’ın seçimlerini etkileyebilir.
-Gerçek dua ancak O’na yapılır. O’ndan başka dua ettikleri ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. (Onların durumu) Tıpkı ağzına gelsin diye suya avuçlarını uzatan kimse gibidir. Oysa (uzanıp suyu avuçlamadıkça su) on (un ağzın) a gelmez. İşte kafirlerin duası, öyle boşa gider.
Kur’an 13 / 14
-Kullarım sana benden sorar(lar) sa (söyle) : Ben (onlara) yakınım, dua eden, bana dua ettiği zaman onun duasına karşılık veririm. O halde onlarda bana karşılık versin (benim çağrıma uysun) lar, bana inansınlar ki doğru yolu bulmuş olalar. Kur’an 2 / 186
Allah’tan başkasına dua etmek, dua edilen elçi de olsa apaçık şirktir.
-De ki : “Ben ancak Rabbime yalvarırım ve hiç kimseyi O’na ortak koşmam.”
Kur’an 72 / 20
Peygamberi kendilerine örnek alanlar için başka yol yoktur.
-De ki : “Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, onlar yerden neyi yarattılar? Yoksa gökler (in yaratılışın) da onların bir ortaklığımı var? Eğer doğru iseniz, bundan önce (inmiş olan) bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı getirin. Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların yalvardıklarından habersizdirler. İnsanlar (yüce divana) toplandıkları gün, (yalvarılanlar) onlara düşman olurlar ve onların, kendilerine tapmalarını tanımazlar.” Kur’an 46 / 4-6
-“Allah’tan başka, sana ne fayda, ne de zarar veremeyecek olan şeylere yalvarma! Eğer böyle yaparsan o takdirde sen muhakkak zalimlerden olursun. Eğer Allah sana bir zarar dokundursa onu, yine O’ndan başka kaldıracak yoktur ve eğer sana bir hayır dilese, onun kereminin de geri çevirecek yoktur. (O), hayrını, kullarından dilediğine verir. O, bağışlayan, esirgeyendir.”
Kur’an 10 / 106-107
HESAP GÜNÜNDE ŞEFAAT VE ŞEFAATÇİ YOKTUR
-(İş) Ne sizin kuruntularınızla, ne kitap ehlinin kuruntularıyla olmaz. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah’tan başka ne dost, ne de yardımcı bulamaz.
Kur’an 4 / 123
-O gün birinizin, diğerinize ne bir fayda, ne de zarar vermeye gücü yeter…
Kur’an 34 / 42
-Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.
Kur’an 2 / 48
-Ve şu günden sakının ki, kimse kimsenin cezasını çekmez, kimseden fidye de kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez, bir taraftan yardım da görmezler.
Kur’an 2 / 123
-Ey inananlar, ne alışverişin, ne dostluğun, ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.
Kur’an 2 / 254
-Hüküm günü, hepsinin buluşacağı gündür. O gün dost, dostundan bir şey savamaz. Ve onlara yardım da edilmez. Ancak Allah’ın acıdığı kimseler (kurtulur). Şüphesiz O, üstündür, esirgeyendir.
Kur’an 44 / 40-42
Okuduğumuz ayetler, hesap gününde şefaatin ve şefaatçinin olmadığını bildiren muhkem (sağlamlaştırılmış) ayetlerdir. (!!!)Farz edelim ki, şefaat var. Kur’an’dan şefaat edecek olanın da, şefaat edilecek olanın da Allah’ın iznini alması gerektiğini öğreniyoruz. Sonuçta, Allah’ın iznini alamayan kişiye kimse şefaat edemez. Yani şefaat olsa dahi, şefaat edecek olanları ve şefaat edilecek olanları seçen Allah olduğuna göre kime sığınmalıyız?
-Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım bekleriz.
Kur’an 1 / 5 |