Seher vakti esen feyiz rüzgarı birfısıltı işaret ediyor bu sabah nedense.. Nedir bu ikilem diye ısrarcı.. Ayrılıkmı yaşadın sevdiğinden , yoksa gözlerinmi aradı birilerini der misali..
Hacer gibimi kaldın mervede İbrahimin bıraktığı , oysa o İsmaille beraber kaldığında ıssız safada sadece Rabbisine sığınmıştı.. Ey dost yoksa sen sığınacak kimse mi aradın Hakk'tan gayrı.. Anlayamadınmı yoksa sana senden yakın olanın sırrını.. Züleyha gibi aşkımı yaşadın sinende de açığa vuramadın , canından çok sevdiceğin var da sen mi bilemedin yoksa.. Ferhat gibi dağları deldinde Rabbine mi kavuşamadın ? Yoksa çöllerde Mecnun oldunda Leylayımı göremedin ? Aslı gibi saçlarınmı tutuştu sevdiğin uğruna ?
İşte bu bir feyiz rüzgarıdır , ne getirir ne götürür belli olmaz.. Lakin herkes susadığına kanar doyasıya.. Geldik , gitmek için herkes sevdiğini götürecek engel yok zaten.. Kalbine ne sığdırırsan o senle gelecek.. O kimseki acımak bile az kalır ona , sadece yemek içmek için gelmiş hılkıyetinden bi-haber.
O kimseki üzülmek gerek ona maneviyata eremeden ibadetinden bile lezzet alamamış... O kimseki sevinmek icab eder yaşarken ölmüş Sıdıdk-i Ekber sırrına ermiş...
O kimseki peşinden gitmek düşer sadece Mümin-i Kamil olmuş O'nunla bakıp O'nunla konuşmuş.. Ey Dost düşünki mele-i ala gelmiş başına uyursun o tatlı yatakta , feyiz rüzgarı haber getirmiş "amin" demeni beklerde açılamaz gözler, o nur kaçmakta..
Ya Rabb , gönlümüzü Zatını hakiki manada anlamaya yetecek kadar genişlet , bizi sana yaklaşmaya vesile edeceklerden ayırma , Rahmet deryasında erit bizi , Zerre iyiliğimizin olamayacığını bize dünya gözüylede göster meğerki merhametin olmasa.. Bize hiç olmanın sevincini anlayacağımız şekilde bildir... Senin herşeye gücün yeter..
... |