Tekil Mesaj gösterimi

Sünnet Şeriatın İkinci Kaynağıdır 4
Alt 12-28-2007, 21:45   Themenautor   #6 (permalink)
bekir
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
bekir isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Memleket: Trabzon
Kan Gurubu: 0 RH +
Mesajlar: 2.195
Thanks: 2.513
Thanked 2.704 Times in 1.245 Posts
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 234
Referrals: 5
Sünnet Şeriatın İkinci Kaynağıdır 4

4. Sünnetin Delil Olmayacağını Söyleyen Hasta Kalpliler:


Peygamber efendimiz, hadislerle amel etmeyecek olan kişilerin nasıl İn*sanlar olacaklarını bizlere tanıtmış ve bu gibi İnsanlardan uzak olmamızı be*yan etmiştir. Bu hususta Ebu Rafi [95] Resulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: "Sakın sizden birinizi koltuğuna yaslanmış otururken, kendi*sine emrettiğimiz veya yasakladığımız hususlardan bir husus geldiğinde "biz bunu bilmiyoruz. Biz Allah'ın Kitabında ne bulduksa ona tabi oluruz" di*yen biri olarak görmeyeyim." [96]

Mikdam b. Mâdi Kerib ise Resulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiş*tir. "Dikkat edin! Bana kitap, bir de onun kadarı (vahyi gayri metluv) veril*miştir. Yakında karnı tok olan ve koltuğuna yaslanan bir kişi: "Siz sadece bu Kur'an'a sarılın. Siz onda neyin helal olduğunu görürseniz onu helal sa*yın ve neyin de haram olduğunu görürseniz onu haram sayın" diyecektir. Dik*kat edin! Ehlî eşeklerin etleri size helal değildir. Köpek dişi bulunan yırtı*cı hayvanların etleri de helal değildir." [97] Diğer bir rivayette şöyledir. "Dik*kat edin olabilir ki, koltuğuna yaslanan bir kimseye benim hadisim ulaşır. O da der ki: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı bulunmaktadır. Onda neyin helal olduğunu görürsek onu helal sayarız. Neyin de haram olduğu*nu görürsek onu haram sayarız." Dikkat edin. Allah'ın rasulünün haram kıldığı Allah'ın haram kıldığı gibidir." [98]

Bütün bunlardan sonra Peygamberi hafife almayı ve onun sünnetini red etmeyi, bir modernlik sayan, kendilerinin de aydın ve İleri görüşlü oldukla*rı vehmine kapılan bir kısım zayıf iradeli taklitçilere şunu hatırlatmada fay*da vardır. Sizler Resulullah'ın sünnetini reddederek biryere varamazsınız? İs*lâm'a hizmet etmeniz yerine ona şüpheler sokmuş oluyorsunuz. Resulullah'ı devre dışı bırakarak, Kur'an'ı felsefi görüşleriyle açıklamaya çalışan şımarık*lara zemin hazırlıyorsunuz. İçinizden kâfirlere şirin görünme hastalığına yakalananlar da şunu iyi bilsinler ki, bu halleriyle onlara yaranamazlar. Müslüman olduğunuzu söylediğiniz müddetçe sizler onların nezdinde geri*cisiniz. Örümcek kafalısınız. Yobazsınız. Mürtecisiniz. O halde nedir sizin bu haliniz? Kimlere hizmet ediyorsunuz? İyi niyetli olmanız yeterli değildir. Bi*raz da kafanızı çalıştırıp bilgisizliğinizi anlayınız. Aczinizi itiraf ediniz. Allah'ın elçisinin önüne geçmekten hayâ ediniz ve şu âyetin sesine kulak veriniz:

"Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasulünün önüne geçmeyin. Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah, işiten ve bilendir." [99]

Diğer yönden başka bir takım müminler de "Orta yolu tutalım. Hadisleri ne tamamen reddedelim. Ne de sahih denen her hadisi alalım. Hadislerin mütevatir olanlarını alalım. Diğerlerini yedek bir kaynak kabul edelim. Aklımı*za ve mantığımıza uyarsa onları alırız. Şayet uymazlarsa almayız. Mütevatir hadisler de parmak sayılarım geçmez" şeklinde iddialarla ortaya çıkmakta*dırlar. Aslında bunlarla hadisleri tamamen reddedenler arasında pratikte pek fark yoktur. Çünkü bunlar da yalnız kendi ölçülerine göre mütevatir say*dıkları bir kaç hadisi kayıtsız şartsız kabullenmekte, diğer sahih hadislerin kabullenilmesinde akıllarını hakem kılmaktadırlar. Bunlara şunu sormak yerin*de olur: "Sizler mütevatir olmayan sahih hadislerin kabul edilip veya edilme*yeceği hususunda aklınızı hakem kılıyorsunuz. Ancak sizlerin her biriniz di*ğerinden farklı düşünüyorsunuz. Şimdi müslümanlar peygamberlerinin ha*disini bırakıp da sizlerden hanginizin aklını esas alsınlar. Çünkü her biriniz kendi aklının daha üstün olduğunu iddia ediyor. Yoksa sizler, müslümanların ittifak içinde olmalarından rahatsız mı oluyorsunuz? Müslüman olmanız dolayısıyla hakkınızda böyle bir kanaate varmak istemiyoruz. Fakat davra*nışlarınız İnsanları buna sürüklüyor. Bırakın bu meseleleri de akıllarınızın enerjilerini müslümanlara faydalı olacak meselelere harcayın. Zira İslâm di*ni, akılların mahsulü bir din değil, nakillerin ortaya koyduğu bir dindir. Akıl*larınızı nasları anlamada kullanınız. Onları yargılamada kullanmayınız. Çünkü akıllarınız nasları yargılayacak güçte değildir. Âyette buyurulduğu gi*bi: "Size İlimden sadece az bir pay verilmiştir.” [100]


Sünnete Sokulmak İstenen Şüpheler:


Rasulullah'ın hadislerini yargılamaya çalışan ve bilgiçlik taslayan bazı İnsanlar bir kısım tutarsız delillerle hadislere olan güveni sarsmaya çalışmış*lardır. Bunların iddialarını şöylece özetlemek mümkündür.



Devam....
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila

Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,

Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...

sadece bir kul
 
The Following 2 Users Say Thank You to bekir For This Useful Post:
fetih (01-18-2008), radikalislam (01-18-2008)