|
Istanbul’un Fethi ile ilgili hadisler
Istanbul’un fethiyle ilgili meshur olmus hadisin disinda kaynaklarda fetihle ilgili bir çok hadis daha bulunmaktadir ki, bunlarda da Istanbul’un fethi haber verilmektedir. Bu rivayetlerden baska diger bazi rivayetlerde Istanbul’a Islam ordularinin tekbir ve tesbihlerle girecegi ve pek çok ganimet elde edecekleri de haber verilmektedir. Hatta Abdullah b. Amr’dan gelen bir rivayette de, “Kostantinyye’yi ismi benim ismim olan bir adam fethedecektir” denilerek Istanbul’u fethedecek kimsenin isminin Muhammed olacaginin haber verilmesi, haberin yer aldigi kaynak pek saglam kabul edilmese de ilginç bir rastlantidir. Zira bu kaynak fetihten alti asir önce kaleme alinmistir. Ebû Nuaym el-Mervezi’nin el- Fiten adli bu eserinde daha ilginç olan bir sey de, kiyamet âlametlerinin sayildigi bir rivayette pek çok sey siralandiktan sonra Istanbul’da bir ates ve kibritin çikacagi, bunlarin dumaninin gökyüzünde kalacaginin haber verilmis olmasidir. Sanki bir anlamda daha sonra icad edilen toplardan bahsedilmektedir. Ancak bütün bu rivayetler içersinde gerek sihhat, gerek meshur olma ve gerekse sonuç bakimindan asagida metnini ve anlamini verdigimiz rivayet öne çikmaktadir ki, fetih hadisi olarak söhret bulan hadisin orijinal metni ve anlami su sekildedir:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ وَسَمِعْتُهُ أَنَا مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ ثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ قَالَ حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ الْمُغِيرَةِ الْمَعَافِرِيُّ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بِشْرٍ الْخَثْعَمِيُّ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ
قَالَ فَدَعَانِي مَسْلَمَةُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ فَسَأَلَنِي فَحَدَّثْتُهُ فَغَزَا الْقُسْطَنْطِينِيَّةَ
Muhammed b. Ebî Seybe, Zeyd b. el-Hubâb’dan, o, Velid b. Mugire el-Meâfirî’den isitmis, Velid b. Mugîre Abdullah b. Bisr el-Has’amî’den o da babasindan isittigine göre Nebi (a.s.) söyle buyurmustur:
“Istanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”
Abdullah b. Bisr der ki: Mesleme b. Abdülmelik (ö. 120/738) beni çagirdi ve bu hadisi sordu. Ben de ona bu sekilde naklettim. Bunun üzerine o, ayni sene Kostantiniyye’yi fethetmek üzere sefere çikti.
Istanbul’un Fethi ile Ilgili Hadisin Kaynaklari ve Sihhat Durumu
Hadis kritigi bakimindan özellikle sehirlerin ve sahislarin faziletlerine dair rivayetler genel olarak uydurma hadis alanlaridir. Yani bu sahalarda pek çok hadis uydurulmus ve yayilmistir. Dolayisiyla bu tür haberlere temkinle yanasmak ve arastirma yapmak gerekmektedir. Biz bu nedenle önce hadisin yer aldigi kaynaklari sonra da hadisi rivayet eden ravilerin durumunu ele almak istiyoruz.
a. Hadisin Yer Aldigi Kaynaklar
Bilindigi gibi hadis kaynaklarinin temelini Kütüb-i Sitte adini verdigimiz alti hadis kitabi olusturmaktadir ki bunlar, Buhârî (ö. 256/870) ve Müslim’in (ö. 261/875) Sahihleri, Ebû Dâvûd (ö. 275/888), Tirmizî (ö. 279/892), Nesâî (ö. 303/915) ve Ibn Mâce’nin (ö.273/886) Sünenlerinden olusmaktadir. Daha sonraki dönemlerde ise, yine ilk devir hadis kitaplarindan olan ve muteber kabul edilen eserlerden Dârimî’nin (ö. 255/869) Sünen’i, Imam Mâlik’in (ö. 179/795) Muvatta’i ve Ahmed b. Hanbel’in (ö. 241/855) Müsned’i bu sayilan alti kitaba ilave edilerek dokuza çikarilmis ve dokuz kitap anlaminda Kütüb-i Tis’a adiyla anilir olmustur. Hadislerin tamami olmasa da çok büyük bir kisminin sözkonusu bu dokuz kitapta yer aldigi, bunlarin disinda farkli olabilecek çok az hadis bulunabilecegi ifade edilmistir ki, kanaatimizce bu iddia tutarlidir. Süphesiz bu eserlerden önce de telif edilmis hadis sayfalari ya da kitaplari olmustur. Ancak onlar gerek hacimleri itibariyle gerekse sihhat itibariyle bu sayilanlarin gölgesinde kalmistir. Kaldi ki, bu sayilan eserler kendilerinden önce yazilan yüzlerce hadis dokümanindan istifade edilerek telif edilmislerdir.
Konumuz olan fetih hadisi, Sahihayn adini verdigimiz en güvenilir iki hadis kaynagi olarak bilinen Buhârî ve Müslim’in Sahîh’lerinde yer almamaktadir. Ancak Buhârî ve Müslim’in sartlarini haiz oldugu halde onlarin kitaplarina almadiklari hadisleri derlemek maksadiyla el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn adli eserini kaleme alan Hakim en- Neysabûrî (ö. 405/1014) fetih hadisini, Buhâri ve Müslim’in sartlarina uygun sahîh bir hadis oldugunu belirterek bilinen sekliyle sözkonusu kitabina kaydetmistir. Tespitlerimize göre Istanbul’un fethiyle ilgili meshur rivayetin geçtigi en eski yazili kaynaklardan biri Ahmed b. Hanbel’in Müsned adli eseridir. Buhârî ise, sözkonusu hadisi, Sahih’ine almamakla beraber et-Târihu’l-Kebîr ve et-Târihu’s-Sagîr adli diger iki eserinde rivayet etmistir.
Diger yandan metin olarak meshur olan rivayetle sened ve metin bakimindan ayni olmasa da Kütüb-i Sitte’ye dahil eserlerden Ibn Mâce’nin, Ebû Dâvud’un ve Tirmizî’nin Sünen’lerinde Istanbul’un fetholunacagina dair hadislerin yer aldigi görülmektedir. Yine söz konusu Sünen’lerdeki rivayetlere benzer rivayetler onlardan daha önce yasamis olan Ebû Bekir Muhammed b. Ebî Seybe’nin (ö. 235/849) Musannef’ adli eserinde bulunmaktadir. Ayrica sahih hadisleri derlemek amaciyla yazilmis hadis kitaplarindan biri olan Ibn Hibbân el-Büstî’nin (ö. 354/965) es-Sahih adli eserinde de benzer bir rivayet yer almaktadir. Süleyman b. Ahmed et-Taberânî’nin (ö. 360/971) el-Mu’cemu’l-Kebîr adli eserinde de Istanbul’un fethedilecegine dair haberlere rastlanilmaktadir.
Yukarida zikredilen eserlerden baska Istanbul’un fethedilecegini bildiren rivayetleri, ilk dönem kaynaklardan sayilabilecek eserler arasinda Nuaym b. Hammad el-Mervezî’nin (ö. 228/843) el-Fiten adli eserinde, Ebü’l-Hüseyn Abdü’l-Bakî b. Kânî’nin (ö. 351/962) Mu’cemu’s-Sahabe’sinde, Ebu’l-Hasan ed-Dârekutnî’nin (ö. 385/995) el-Ilel adli eserinde, Yusuf b. Abdullah b. Muhammed b. Abdilberr el-Kurtubî’nin (ö. 463/1071) el-Istiâb fî Marifeti’l-ashab adli eserinde de görmek mümkündür.
Daha sonraki dönmelere ait eserler arasinda Ebû Sücâ ed-Deylemî’nin (ö. 509/1115) el-Firdevs, Sadrüddîn Ebü’l-Meâlî Muhammed b. Ibrahim el-Münâvî’nin (ö. 803/1401) Feyzü’l-Kadîr adli kitabinda Istanbul’un fethini bildiren rivayetler bulunmaktadir. Daha geç dönemlerde yazilmis eserleri ise öncekilerden yapilan nakillerden ibaret olacagi için zikretmeye gerek yoktur.
__________________
Verirler ben acizim,kudret senin dedikçe
Verenin şanı büyük,sen iste istedikçe
|