Tekil Mesaj gösterimi

Mevtaya gelen sesler
Alt 25.09.2006, 13:26   #1 (permalink)
seyfullah putkıran
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.939
Tesekkür Etti: 16
32 Kunu Icin 45 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart Mevtaya gelen sesler

Mevtaya gelen sesler



Facirlerin ruhları, şiddet ile alınır.

Yüzleri, Ebu Cehil karpuzunu andırır.



Melekler ona der ki: (Ey habis ruh, haydi çık!

Bu habis bedenini, cesedi terk et artık.)



O an kâfirin ruhu merkep gibi bağırır.

Ve hazret-i Azrail, onu eline alır.



Sonra da, teslim eder onu bir zebaniye.

Yani verir o ruhu, bir azap meleğine.



Yüzü çok çirkin olup, simsiyahtır abası.

Dünyada her kokudan kerihtir rayihası.



Cibril aleyhisselam, o ruh ile yükselir.

Ve dünya semasının birincisine gelir.



Sorulur ki: (Sen kimsin ve kim vardır yanında?)

Der ki: (Ben Cebrail’im, filan kâfirdir bu da.)



Melekler işitince, o kâfirin adını,

Şöyle deyip açmazlar, semanın kapısını.



(Bir deve, geçmedikçe, iynenin deliğinden,

Bu gibiler, Cennete giremezler katiyen.)



Ruh bedenden çıkınca, kendisine, semadan,

Bir münadi, şöylece nida eder o zaman:



(Ey Ademoğlu, sen mi terk ettin bu faniyi?

Yoksa, dünya mı seni terk etti böyle ani?)



Bir nida daha gelir sonra gasilhanede.

Der ki: (Ey Ademoğlu, kuvvetin hani, nerde?



Nerde güçlü bedenin, seni kim zaifletti?

Nerede o dostların, hepsi de terk mi etti?)



Sonra kefenlenirken, yine gelir bir nida.

Der ki: (Ey Ademoğlu, çıkıyorsun bir yola.



Hiç dönmemek üzere, evinden gidiyorsun.

İlk kez tahta bir at’a, tabuta biniyorsun.)



Teneşire konurken, bir nida gelir yine.

Der ki: (Ey Ademoğlu, gidiyorsun kabrine.



İmanın varsa eğer, sana müjdeler olsun.

Yok eğer kâfir isen, kötüdür senin sonun.)



Musallaya konunca, şöyle nida edilir:

(Dünyada ne yaptıysan, karşına gelir bir bir.



Eğer hayır yaptıysan, onun mükafatını,

Yok günah işlediysen, bulursun cezasını.)



Kabristana girince, denir ki ona artık:

(Ey kişi, mezar için getirdin mi bir azık?



Çok karanlık bir yerdir gireceğin bu kabir.

Onu aydınlatacak ışığın var mı ki bir?)



Kabire konduğunda, seslenir ona mezar.

Der ki: (Ey Ademoğlu, kıldın mı bende karar?



Dün, benim üzerimde gülüyor, oynuyordun.

Şimdi benim içimde, ne için ağlar oldun?



Konuşup duruyordun, üstümde bülbül gibi.

Şimdi sesin çıkmıyor, acaba sebep ne ki?)
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)