Tekil Mesaj gösterimi

Ateş Dünyadan Gidiyor
Alt 25.09.2006, 13:09   #1 (permalink)
seyfullah putkıran
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.939
Tesekkür Etti: 16
32 Kunu Icin 45 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı şöhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart Ateş Dünyadan Gidiyor

ATEŞ DÜNYADAN GİDİYOR



Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül daima Harun Rediş'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:

- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?

- Cehennemden geliyorum ey hükümdar.

- Ne işin vardı cehennemde?

- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.

- Peki, getirdin mi bari?

- Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler.
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)