Dinin Kurallarını Kim Belirler ? Sevgili dostum. Namaz vakitleri ve oruçla ilgili olarak bahsettiğiniz temkinli vakitler, İslami kurallar olmayıp geçmişten günümüze kadar gelen ve temeli yüz yıllar öncesine dayanan farazi şeylerden ibaret olan beşeri görüşlerdir.
Allahın Kitabındaki oruçla ilgili olan hükümler gayet açık ve üzerinde akıl, mantık yürütmeye, felsefe yapmaya gerek duyulmayacak kadar tafsilatlıdır.
Bakara suresi ( 183-187 ) ayetleri okuyan her müslüman, Kur'ani ifadenin her şeyi kökünden hallettiğini görecektir. Bu kadar açık bir mesele için ne Nuru-l İzah'ın nede İmam-ı Yusuf'un görüşüne ihtiyaç yoktur. Kendilerine İnsan üstü özellikler yüklenen ve müctehit imamlar deyip bir türlü aşamadığımız bu şahısların fetvalarını dinin olmassa olmaz kuralları kabul etmek cehaletten başka bir şey deyildir.
Bin iki yüz yıldan beri bayatlamış ve Kur'ana uymayan görüşler Allah'ın kurallarının önüne geçmiş ve bu gün müslümanlara halen din olarak sunulmaktadır. Allah'ın Kitabında Dinin yalnızca Allaha has kılınması gerettiği özellikle vurgulanmaktadır. Fakat ne acıdır ki İslam Dinini şirket dinine dönüştürenler; birde Adına İctihat, İcma, Kıyas gibi hüküm koyan ve ve Allahın dininde eksiklik varmış gibi bir çok rezaleti ekleyenler İslamın anlaşılmasına en büyük engeli teşkil etmişlerdir.
İmam-ı Yusuf zamanında verilen fetvalar geçerse ben size onun Sünnet anlayışından bir misal vereyim de bakalım '' Bu onun fetvası ise doğrudur '' diyebilecek misiniz ? İmam-ı Yusuf'un bulunduğu bir mecliste bir müslüman '' Ben kabak yemeğini sevmem '' deyince İmam-ı Yusuf '' Rasulullah (sav) kabağı çok severdi. Kim onun sevdiğini sevmezse ona karşı itaatsızlık yapmıştır. Kimde ona itaatsızlık yaparsa Allaha itaatsızlık tapmıştır, bana bir kılıç ve birde muşanba getirin '' der. Adamcağız kabağı seveceğine yemin ederek ve tevbe ederek başının kesilmesinden zor kurtulur. Bu fetvaya göre Rasulullah zamanında olmayan veya olupda onun yemediği şeyleri bu günkü müslümanların yemesi haram mı olacak ? Yine rasulullah döneminde ve halen Arap ülkelerinin giydiği kıyafetleri giymeyen ona muhalefet mi etmiş oluyor ?
İslami bir çok meselede olduğu gibi oruç meselesinde de bir çok yanlış fetva veren imamların fefvalarını Kur'ana arzetmeden '' onlar bir meselede isabet ederlerse 10 sevap, etmezkerse 1 sevap alırlar '' mantığıyla hareket ederek bütün yanlışlar üzerinde israr mı edeceğiz ? Allah ( cc ) orucu bozan şeylerin yemek, içmek ve cinsi münasebet olduğunu beyan ettiği halde; orucu bozan, hem kazayı hem keffareti gerektiren meselelerin kaynağı Kur'an da var mıdır ? Orucun günlük bir ibadet olup, sahurda niyyet etmeyip o gün orucunu yiyen kimsenin güne gün oruç tutacağı saçmalığını Allah mı söylüyor ? Oruç tutmamak (hastalık ve seferin dışında) insanların kendi arzularına göre niyyete bağlı olduğu fetvası Allah'ın dinine müdahele deyilde nedir ? Ramazan ayında kasden orucunu bozanın 60 gün keffaret orucu tutacağının fetvasını kimler neye göre vermişler ?
Kur'anın ifadesinde '' Kim ki o aya (ramazana) şahit olursa o ayda oruç tutsun '' (Bakara 185) ifadesinde mazeretsiz olmadan isteyen niyyet etmeyip nasıl kazaya bırakır ? Görüyorsunuz ki burunlarını soktuğu her şeyi berbat etmişler, kendilerini de din konusunda kural koymaya yetkili görmüşlerdir. Allah onları affatsin.
Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için * Bakara 187 * ayetinde ne demek 'stendigi yine acikca bellidir. Beyaz iplikten murat aydinlik; siyah iplikten murat da karanlik olsa yine ayni seyi ifade eder. |