Tekil Mesaj gösterimi

Kime niyet kime kısmet.
Alt 19.09.2006, 04:51   #5 (permalink)
zxcvbnm22
Mesajlari Onaylanacak
 
zxcvbnm22 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 53
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
zxcvbnm22 Bir gün düzelmesini diliyoruz
Tecrübe Puanı: 0
Standart Kime niyet kime kısmet.

Buhâri, Müslim ve Ebu Davud, Hz. Ömer’den naklediyor:
“Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur......


* Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler."
* Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor:
“kıyamet günü, Allah huzuruna öyle bir kul getirilir ki, adamın sıradağlar gibi iyi amelleri vardır. Fakat bu arada – falanca da hakkı olan gelip ondan hakkını alsın- diyen bir ses duyulur.
Bu ses üzerine bir çokları gelerek adamın iyi amellerinden hakları kadarını alıp götürürler. Sonunda iyi amelleri tükenip de adam ortada şaşkın kalınca ulu Allah kendisine “benim katımda sana ait öyle bir hazine var ki, ondan ne meleklerin ve ne de kullarımın haberi yoktur.” Buyurur.
Adam “Ya Rabbi, nedir o hazine?” diye sorunca ulu Allah ona “bu hazine senin niyet edip de yapamadığın iyiliklerdir. Onların her biri için defterine yetmiş kat sevap yazmıştım” buyurur.

Sevgili kardeşim; Anlatmaya çalştığınız niyyet konusunu ihtiva eden hadis Tecrid-i Sarih'in 1. cildinde mevcuttur, fakat problemlidir. Çünkü nice iyi niyyetle yapılan işler vardır ki içerisinde kötülüğün alası vardır. Eğer karşılıklı yapılan, alıp verenin razı olduğu ve meşru olmayan Şeylerin iyi niyyetle yapılmış olması olayı meşrulaştırsaydı şu vereceğim misallerdeki gibi bir çok meselenin doğru olması gerekirdi.

Bankalar ve Esnaf kefaletler gibi bir çok kurum ve kuruluşlar belirli şartlarda ve belirli kimselere krediler vermektedir. Bu krediler tabiki faizli kresilerdir ki, bunu alanlarda verenlerde memnun. Hele veren için sorarsanız '' biz insanların sıkıntılarını gideriyoruz '' Diyeceklerdir. Alan kimse de '' ben işimin bitmesine bakarım, nemasına razıyım '' demektedir.

Fuhuş yapan bir çok kadın '' ben çocuklarımın rızkını temin ediyorum '' demek suretiyle yaptığı ahlaksızlığı hemde iftiharla meşru addetmektedir.

Hatta umumhanedeki kadınlarda '' biz hem namusumuzla ekmeğimizi kazanıyor, hemde insanların namusunu koruyoru. Eğer biz olmasaydık erkekler sokaktaki kadınlara saldırırdı '' diyerek yaptığının çok meşru ve namusluca bir iş olduğunuispata çalışıyor. Sanırım bunların hiç birinin kötü niyyetli olduklarını duymamışsınızdır.

Kadınlar için verdiğim misalleri sakın tahmin zannetmeyin, çünkü iki olayı da ekranlardan bizzat ağızlarıyla itiraf eden kadınlardan duydum.

Hadisler konusu oldukça derin bir araştırmaya tabi tutulması gereken ve belirli kriterleri olan çok çetrefilli konulardan birisidir. Busebeple naklettiğiniz hadisi Allhın rasulü söyleyemez. Eğer söylemiş olsaydı sözü askıda bırakmayıp sadece hicretle kayıtlamaz, '' Allahın hoşnut ve razı olacağı salih amelleri '' hadisin olmazsa olmaz şartları oarak zikrederdi. Hadisler konusunda daha fazla bilgi edinmeniz temennisiyle Sitedeki UYDURULMUŞ HADİSLER isimli yazımı okumanızı tavsiye ederim.

İkinci hadisdeki mesele zaten kuyruklu bir yalan olmakla beraber Allahın rasulune atılacak en büyük iftiralardan da birisidir. Allah, kıyamet ve ahiretle ilgili bilgilerin gerekli olanlarını Kur'anda beyanetmiş olduğu ve peygamberin bunlar dışında bir bilgiye sahip olmadığı açıkça bildirildiği halde bunun dışında müslümanları hayalperestliğe sevketmek karanlık kuyuya taş atmakve abesle iştiğal etmekten başka bir şey deyildir. Demek insanlar yapamıyacağı şeyleri yapacakmış gibi düşünerek ahirette başına tacı giyecek öylemi. Vaaaaaaaah inanın çok üzülüyorum. Hayalperest insanların esrlerinden cevher çıkacak değil ya tabiki böyle ucuz bol soslu promosyonlu hayali cennetler çıkar.


Ayet'i kerimelere gelince: İsra suresi 84. ayetin manasını en az 20 mealden incelediğim halde M.Hamdi Yazırın mealinden başka bu anlamı vereni göremedim. Zaten ayetteki '' şakiletih '' kelimesi omanayı pekte çağrıştırmıyor.

Diğer meallerde aynı kelimeye yüklnen anlam Seciye, Mizac, Karakter, Yaratılış, Aldığı şekle göre, Fıtrat, Kendi haline, durumuna uygun, Yapısına, meşrebine, Huylandığı huya göre, gibi manalar verilmiştir. Merhum Hamdi Yazırın elimizdeki mevcut meali asıl kendi yazdığı meal deyildir. Aslını bulan Dücane Cündüoğlu mealin yaklaşık yüzde 80 değiştirilmiş olduğunu , ve aslının yeniden terceme sdileceğini ifade etmişti.

Tefsirin piyasaya sürülme zamanını ve günün şartlarını göz önünde bulundurursak durum daha da iyi anlaşılacaktır. Sadece onun deyil Muhammed Esed'in Tefsir-ul mesaj isimli asıl meal tefsirini okuyan bir dostumdan onunda sonrsdsn değişikliğe uğradığını duydum.

Al-i İmran suresindeki tercemedeki niyyet kelimesi ise ayette kelime olarak geçmeyip sadece parantez içi bir yorumla zorlanarak verilmiştir. Gördüğünüz, duyduğunuz ve okuduğunuz her şeyi İslamın kuralı imiş gibi yazmaya kalkarsanız bunun hesabı ağır olur. Kur'anın reddettiği Tasavvuf ve tarikata gelince hassasiyet gösteriyorsunuz ve '' bu yazıyı nereden aldınız sorgulamasını yapıyorsunuzda Büyücü ve misyoner said 'in yazılarını neden Kur'ana arzetmiyorsunuz ? Çünkü yazdırıldı deyilmi ? Kim tarafından olduğunuda hiç merak ettiniz mi ? Aynen Evrenesoğlu'na yazdırılan cin ve şeytanlar tarafından. Nasıl olduğunu merak ederseniz onu da yazabilirim.Allah için şunu özellikle istirham ediyorum; ne olur Allahın bak dediği Kur'an penceresinden bakın...