17.09.2006, 08:51
|
#2 (permalink)
|
| Tercübeli Üye
basbas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.09.2006 Yaş: 26 Mesajlar: 235 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Alıntı: ahmet yasin Nickli Üyeden Alıntı
Evet üç değişik peygamber tasavvuru.Bunlardan hangisi size uyuyor?
1-O kimileri için, arkasından gözyaşı dökülen tatlı bir anı olmuştur.Onlar onun hatırasıyla yaşamayı, kendisiyle yaşamaya tercih ederler. Onlar onun arkasından ağlamayı, onu önlerinde görmeye tercih ederler. Onlar onun sakalını ve hırkasını, misyonundan daha fazla severler. Ondan bir efsane gibi söz etmeyi, birlikte yaşanılan bir "dost" olmaya yeğ tutarlar. 2-kimileri için ise, o tarihin konusudur. O, "bir iletişim aleti" gibi ilahi mesajı iletmiş ve misyonunu tamamlamıştır. O, bugüne taşınamaz. Biz onunla, tarihi bir değer olarak ilişki kurabiliriz. 3-Kur'an içinse o, hayatın aktif, kurucu ve inşa edici bir öznesidir. Misyonu ölümsüz olandır. Kur'an, onu çağa taşımak için çırpınır. Onun tarihe hapsolmasını önlemek için onunla ilgili tarihsel olayları müminin yüreğine, imanına, ibadetine taşır. Kur'an müminin hayatında onu güncel kılmak için ne gerekiyorsa yapar.
Kur'an'ın bak dediği yerden bakanlar ise onu "üretmek" için çaba harcarlar.
Kur'an'da onu, onda Kur'an'ı görürler. Onu Kur'an'la, Kur'an'ı onunla tanırlar. Kur'an'a onun aynası, ona Kur'an'ın aynası gibi bakarlar. Çünkü onlar, onun risalet mirasına ihanet etmekten korkarlar. |
Senin yazdığın bir mesajı beğeneceğim hiç aklıma gelmezdi  özellikle 1.sinde yazdıkların daha acı geldi bana,sever olupta hakikaten sevememek ne acı.... |
|
| |