| Tercübeli Üye
basbas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.09.2006 Yaş: 26 Mesajlar: 235 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | ÖFKENİN İLÂCI
Sen bil ki, öfkeye ilâç edip onu tedavi etmek farzdır. Çünkü birçok halkı cehenne¬me iletir. Hışımdan çok fesatlar meydana çıkar. Onun ilâcı iki cinstir. Biri müshil ilâcı gibidir ki, hışmın kökünü ve maddesini keser. İkincisi şıra gibidir ki, teskin eder, fakat kökünü, maddesini kesmez. Müshil ilâcı tedavisi odur ki, hışma nazar kılınır, hışmın içte neden doğduğunun sebebi anlaşılır ve o sebebin kökü kesilir. Bu sebepler de beştir:
1— Birinci Sebep: Kibirdir. Kibirli olan kişi küçük bir sözle yahut ufak bir say¬gısızlık veya gururuna az aykırı hareket edilmekle öfkeyle dolar. Böyle bir kibir, tevazu ile kırılır. O kişi, kendisinin de öteki insanlar gibi Âdem oğlu olduğunu, eşit cinsten bu¬lunduğunu düşünmelidir. Fazilet de, şeref de ancak üstün ahlâktadır. Alçak gönüllülük¬ten başka bir ilâçla kibir yok edilemez.
2— İkinci Sebebi: Kendini beğenmişliktir. Bunda kişinin kendisine büyük inancı ve güveni vardır. Bunun ilâcı da şudur: İnsan kendisini bilmeli, tanımalıdır. Kibrin ve kendini beğenmenin tedavisini yeri geldiğinde inşaallah, daha çok açıklayacağız.
3— Üçüncü Sebep: Mizah, şakadır. Yani lâtife etmektir. Şaka, çok kez insanı öfkeye götürür. Bundan dolayı kişinin gerekli şeylerle uğraşıp latifeden uzak kalması lâzımdır. Âhiret kurtuluşunun ele geçirilmesi düşünülmeli, güzel ahlâk elde etmeğe çalı¬şılmalı. Bundan başka faydasız ve gereksiz sözler konuşmak, kahkahalarla gülmek, mas¬karalık yapmak, insanı öfkeye götürür, insan kendisini asılsız şeylerle uğraştırmamalı, iyi şeylerle meşgul etmeli. Bunlardan perhiz eylemeli. Bir kimse bir kişiyi hafife alırsa, şüphesiz, ona da karşılığını verirler. O kişi de kendisini horlatmış olur.
4 — Dördüncü Sebep; Bîr kimseyi kınamak ve ayıplamak, onu arkadan çe¬kiştirmektir. Bunlar da öfkeyi doğurur. Bunun tedavisi ve ilâcı şudur ki, hiç kusursuz kimse olmadığı düşünülmelidir, ne kimseyi kınayıp çekiştirme!i, ne de kendisinin kusur¬larının söylenmesinden Öfkelenmelidir.
5— Beşinci Sebep: Tamah ve hırstır. Mal ve mevki hırsı insanlarda çoktur. Bunlara ihtiyaç da çok olur. Bir kimse pinti olursa ondan bir habbe bir şey alsalar, Öfke¬ye boğulur. Bir kimse tamahkâr olunca ondan lokma çıkmaz. Hemen onu hışım kaplar. Bunlar baştan başa kötü ahlâktır.
İşte hışmın kökü bunlardır. Bunların hepsinin ilâcı hem ilmî, hem de amelîdir. Ya¬ni hem bilgi ile hem de amel ile işlemektedir. Bilgiyle olan tedavisi, öfkenin âfetinin ve kötülüğünün her şeyini fazlasıyla bilmektir. Dinde ve dünyada zararının ne derece büyük olduğunu anlamaktır. Tâ ki, kalbi ondan nefret eylesin, tiksinsin. Bundan sonra da amelî ilâçlarla uğraşılmalıdır. Amelî İlâç da şudur ki, bu kötü sıfatlardan uzak durmak, onlara uymamaktır. Bü¬tün kötü huyların ilâcı onlara karşı çıkmak, muhalefet etmektir. Nitekim riyazet, kendi yerinde açıklanmıştır. Öfkenin meydana çıkmasını ve başka kötü sıfatların belirmesinin büyük sebebi şudur: Birtakım kimselerin öfkeleri çoktur ve çabuk alevlenirler. Kimi kez o kişiler bu öfkeye yiğitlik, korkmazlık, güçlülük derler. Bunlarla öğünürler. hem de şöy¬le derler:
-Filân ulu kişi, bir sözle filân kimseyi öldürdü. Evini, barkını, han u hamamı yakıp yıktı. Hiç kimsenin ondan korkmamasının yolu yoktur. Çünkü o babayiğitlerin babayiğittir. Ve mert olanlar böyle olur. İnsanın kendisini aşağı görmesi kendisinin horluğundan, gayretsizliğinden ve nekesliğindendir... Bunlar köpeklerin sıfatı olan hışma, yiğitlik ve erlik adını verirler. Ve peygamberlerin yumuşak ahlâkına da hamiyetsizlik, gay¬retsizlik, cimrilik adını verirler!., işte şeytanın işi budur ki, sahtekârlıkla, aldatma ve hi¬lelerle, kötü sözlerle güzel ahlâkı bir yana atıp tatlı sözlerle kötü ahlâkı aşılarlar. Böylece insanları kötü ahlâk yollarına davet ederler. Ama akıllı olan kişi bilir ki, eğer öfke yiğit¬lik olsaydı yaşlılar, kadınlar, nefesi zayıf çocuklar ve hastalar öfkeden uzak kalmalıydılar. Herkes bilir ki, bunlar da hışma gelirler. Bu gibiler, hem daha çok kızarlar. Eğer bir kişi kendi kızgınlığını yenebilirse belki bundan ziyade menlik olmaz. Hışmını zaptedebilmek nebilerin, evliyanın sıfatıdır. Kızgınlık, bedevi Arapların, çöl ve dağ adamlarının, yırtıcı yaratıklara yakın olanların sıfatıdır. Böylece ululuk, evliya ve enbiya sıfatında ol¬makta mıdır, yoksa akılsız ve ahmak sıfatında mıdır?. Dikkat et. |