Manevi kalbimizin, Allah tarafından, zikir sonucunda rezonansa geçirilmesi, titreştirilmesi haline cezbe diyoruz.Cezbe Allah'tan gelen ferahlatıcı bir cereyan olup zikirle oluşturulur.Cezbenin başlangıcı Peygamber Efendimiz (S.A.V) 'in Hıra dağındaki mağarada itikaf yaptığı günlere rastlar.Cebrail (AS)ile Peygamber Efendimizin kucaklaşmasının neticesinde ilk defa bir melekten bir peygambere Allah'ın cereyanı diyebileceğimiz cezbe geçmiştir.Bu cereyan ile sık sık titreyen Peygamber Efendimize (S.A.V) müşrikler hasta demişler, deli demişler ve buna benzer, hakikatle yakından uzaktan ilgisi olmayan bir sürü yakıştırmalar yapmışlardır.
Fakat şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki, Allah tarafından verilen bir cereyanın.insanın manevi kalbinden geçişi sırasında, bütün vücudun değişik organlarını tesir altına alarak, şiddetli bir şekilde sarsması,titremesi hali cezbedir.Şeytanın cezbe verme yetkisi kesinlikle yoktur. Bu sahada yetkili kılınmadığı için cezbe,bize Allah'tan ihsan edilen en sağlam bir anahtar hüviyetindedir.
__________________
Faniyim Fani olanı istemem
Acizim aciz olanı istemem Ruhumu Rahmana teslim etmeyi isterim
Gayrısını istemem
TILSIMLAR RİSALESİ
|