Tekil Mesaj gösterimi

Evladım, Allah'u Teala'yı Bilir misin?
Alt 05.09.2008, 17:35   #2 (permalink)
ayyüzlü
Tercübeli Üye
 
ayyüzlü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ayyüzlü isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.10.2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 622
Tesekkür Etti: 620
349 Kunu Icin 743 Tesekkür Aldı
ayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolundaayyüzlü Artık zirve yolunda
Tecrübe Puanı: 16
Standart Evladım, Allah'u Teala'yı Bilir misin?

İslam âlimlerinin büyüklerinden Abdullah bin Mübarek, birkaç koyun otlatan bir çocuk gördü. Ona acıdı. ( Zavallı Çocuk!.. Küçük yaşta çobanlık yapıyor. Büyüyünce ALLAHü teâlânın ibadet ve marifetine nasıl kavuşur) diye düşündü. (Gidip çocuğa ALLAHü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim) diye, çocuğun yanına geldi ve aralarında şu konuşmalar geçti: - Evladım, ALLAHü teâlâyı bilir misin?
- Kul sahibini nasıl bilmez!..
- ALLAHü teâlâyı ne ile biliyorsun?
- Bu koyunlar ile.
- Bu koyunlar ile Onu nasıl biliyorsun?
- Bu birkaç koyun çobansız işe yaramaz. Bunları koruyucu birisi lazımdır ki, bunlara su ve ot versin! Kurttan ve diğer tehlikelerden korusun. Bundan anladım ki, bu âlemdeki her şey, insanlar ve cin, bu hayvanlar, canavarlar, kanatlı kuşlar yaratıcısız olamazlar. İşte bu koyunlar ile, ALLAHü teâlâyı böylece bildim.
- ALLAHü teâlâyı nasıl bilirsin?
- Hiçbir şeye benzetmeden bilirim.
- Böyle olduğunu nasıl bildin?
- Yine bu koyunlardan.
- Nasıl yani?
- Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadırlar. Onlar benim ne düşündüğümü ne yapacağımı bilemez. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler ve ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, ALLAHü teâlânın elbette kullarına benzemeyeceğini anladım: " Ona benzeyen bir şey yok. O her şeyi işitir ve görür."
- İyi söyledin. İlimden bir şey öğrendin mi?
- Ben bu sahralarda, nasıl bir ilim öğrenebilirim?
- Peki başka neler biliyorsun?
- Üç ilim bilirim. Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi.
- Bunlar nelerdir?
- Gönül ilmi şudur ki; bana kalb verdi. Kendini tanımak ve sevmek yeri yaptı. Bu kalb ile Onu bileyim. Onun sevdiklerine gönülde yer vereyim. Sevmediklerine yer vermeyeyim ve böylelerinden uzak olayım.
Dil ilmi şudur ki; bana dil verdi. Dili zikir etmek, Onun adını söylemek yeri yaptı. Bununla Onu hatırlayıp adını söylemeyi, Ondan bahsedilmeyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı istedi.
Beden ilmi şudur ki, bana beden vermiştir. Onun ile kendine hizmet olan her şeyi yaparım. Hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım.
- MaşALLAH evladım sana. Bana bir diyeceğin var mı?
- Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi ALLAH rızası için öğrendiysen insanlardan istemeyi kes! Yok, dünya için öğrenmişsen, Cennet arzu ve isteğini kalbinden çıkar.
__________________
''Bir hayatki Sonu cennettir
Sıkıntıdan ne çıkar?''

''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir
Rahatından ne çıkar?''




“Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır.
Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır.
Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca,
En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..."
  Alıntı ile Cevapla
Folgende 2 Benutzer sagen Danke zu ayyüzlü für den nützlichen Beitrag:
hilal (05.09.2008), samanyolu (05.09.2008)