Tekil Mesaj gösterimi

Bir Öğretmenin Acı Mektubu
Alt 21.07.2008, 22:12   #2 (permalink)
Ebu CENDELL
Yeni Üye
 
Ebu CENDELL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.07.2008
Bulunduğu yer: islambol
Yaş: 37
Mesajlar: 59
Tesekkür Etti: 47
10 Kunu Icin 31 Tesekkür Aldı
Ebu CENDELL Azimli ve iradeliEbu CENDELL Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 1
Unglücklich Bir Öğretmenin Acı Mektubu

Merhaba!

İstanbul’da bir lisede öğretmenlik yapıyorum. Çalıştığım okul,
çoğunluğu Anadolu'nun en ücra köylerinden gelip yerleşen
(yerleşemeyen) insanların oturduğu bir çevrede. Etrafımız
gecekondu mahalleri. Gecekondu olmayan yerlerde de derme
çatma binalar var. İstanbul’un pek çok yerinde artik görmeye
alıştığımız bir manzara var aslında burada! Sözünü ettiğim
yerleşim yerinin 5 dakikalık mesafesinde modern bir alışveriş
merkezi var! Atardamarın hemen üzerinde bu okul.

Bunların Hepsi Gerçek :

Biliyor musunuz
, bu yıl lise1. Sınıfta okuma yazma bilmeyen bir
öğrenci var.

Biliyor musunuz
, bir öğrenci okula "satir" getirmekten
uzaklaştırma cezası aldı.

Biliyor musunuz
, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada
bir öğrencimin boynu döner bıçağı ile kesildi; 28 dikiş atıldı.
(Çok şükür sah damarına gelmedi)

Biliyor musunuz
, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra
sokakta yalnız yürümüyor.

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz hafta, bebek bekleyen müdür
yardımcımız bir öğrenci tarafından karni tekmelenmekle tehdit edildi.

Biliyor musunuz,
dışarıdan elini kolunu sallaya sallaya giren bir
adam, kendisini dışarı çıkarmaya çalışan kat nöbetçisi bayan
öğretmeni bıçakla tehdit etti.

Biliyor musunuz
, derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından
cezalandırılan öğrencinin aşiret olan ailesi okulu bastı.

Biliyor musunuz
, bir öğretmenimiz sınıfta bıraktığı öğrenciden
tehdit telefonları aldı.

Biliyor musunuz
, öğrencilerimizin %86'si sigara içiyor.

Biliyor musunuz
, öğrencilerimizin %42'si hap kullanıyor.

Biliyor musunuz
, okulun etrafında hap satanları, okulun içinde hap
kullananları polis biliyor.

Biliyor musunuz
, öğrencilerimizin %23'ü ensest ilişki mağduru.

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl bir kız öğrencimizin babası
çocuğundan (öğrencimizden) dayak yediği için okula sığındı.

Biliyor musunuz
, yalnızca koridorda birbirlerine çarptıkları için
kavgaya tutuşan iki kız öğrencinin aileleri okulun önünde
birbirlerine yumruk yumruğa saldırdılar.

Biliyor musunuz
, bazı kız öğrenciler 100 kontör karşılığında
minibüs şoförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini
kullandırtıyorlar (cinsel anlamda)

Biliyor musunuz
, bu yıl bir erkek öğrenci, bir kız öğrencinin
kendisine cinsel tacizde bulunduğunu söyleyerek şikâyette
bulundu.

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl bir anne, kızının saçının boyalı
olması üzerine okula çağırıldığında, kızını okula koca bulmak için
gönderdiğini bu nedenle de süslenmesi gerektiğini söyledi.

Biliyor musunuz
, velilerin %42'si kayıttan sonra bir daha okula uğramıyor.

Biliyor musunuz
, maddi yetersizlikten dolayı üç, dört aile bir
oda-bir salon bir evi paylaşıyorlar. (Sayıları azımsanamayacak ölçüde.)

Biliyor musunuz
, her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir
öğrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri alıyoruz.

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl cuma okul kapanışı töreninde
baygınlık geçiren bir öğrencinin iki gündür hiçbir şey yemediğini öğreniyoruz.

Biliyor musunuz
, öğrencilerin çoğunun hayatında kan davası,
intihar, boşanma, dayak, kaçma, kaçırılma, hapis gibi hikâyeler
var. (Ailelerinde yasanmış)

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl iki gün boyunca evine gitmeyen
bir öğrenciyi velisi gelip okulda arıyor. (Kızın biriyle kaçtığı
anlaşılıyor daha sonra.)

Biliyor musunuz
, annesi babası ayrı veya boşanmış olan
öğrencilerin çoğu uzak akrabaların yanında kalıyor. Anne ya
da baba almak istemiyorlar veya! Üvey anne babalar istemiyor.

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl sorun çıkardığı için müdür
tarafından tartaklanan bir öğrenci mahalleden topladığı
tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehditler savurdu.

Biliyor musunuz
, veliler toplantılara "ocakta yemeklerini
bırakarak", ayakkabılarının topuğuna basarak, mantolarını
omuzlarına atarak geliyorlar.

Biliyor musunuz
, velilerin büyük bir çoğunluğu öğretmene nasıl
hitap edileceğini bilmiyor. (Güzelim, hanim kızım, sen, hocaaaaa, ablası!)

Biliyor musunuz
, geçtiğimiz yıl 1000 öğrenci kapasitesi olan
okulda kütüphaneye üye olanların şayisi 7(yedi)'di.

Biliyor musunuz
, öğrenci tanıma formlarındaki "Çaldığınız müzik
alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkman yazan
azımsanamayacak sayıda öğrenci var.

Biliyor musunuz
, öğrencilerin azımsanamayacak bir bölümü doğum
tarihlerinin gün ve ay kısımlarını doğru yazıyorlar ancak yıl
bölümüne 2004 yazıyorlar!

Biliyor musunuz
, lise birinci sınıf öğrencilerim "Soru işareti
nerede kullanılır?" soruma yanıt veremediler.

Biliyor musunuz
, *10 lisesine kayıt yaptıran bu öğrenciler çarpım
tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katları ile çarpma ya da bölme
işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar. (Geçtiğimiz ay
sinirden gözlerine kan oturmuş bir halde sınıftan çıkan
matematik öğretmenimiz koltuğa çökerken öğrencilere bir ders
boyunca 300'ü 2'ye böldüremediğini anlattı.)

Biliyor musunuz
, maddi durumu iyi olan sayılı öğrencilerden birinin
velisi, geçtiğimiz yıl akan damımızı onardı. (Notlarının hemen
hepsi zayıf olan öğrencinin sınıf geçmesi şartıyla!)

Biliyor musunuz
, öğrencilerimizin %60'i sağlıksız beslenmeden
dolayı hasta (aralarında dispanserlik olanlar var) ancak
öğrencilerimizin %90'inda cep telefonu var. (Cep telefonları
son model, bazıları kameralı)

Ben bu okulda 3 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. Bu
olaylara alışmamak için, artik alışıp bunları neredeyse doğal
karşılayan yılların öğretmenleri gibi olmamak için uğraşıyorum.

Biliyorum ki eğer alışırsam geleceğe dair hiçbir umudum
kalmayacak. Her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle "Acaba
bugün ne olacak?" diye başlıyorum isime. Olaysız geçen günler
Allah’ın nimeti!

Biliyor musunuz, sınıfta gezinerek ders anlatırken Atatürk'ün
gözleriyle karsılaşmamaya çalışıyorum, kafamı kaldırıp resmine
bakamıyorum. Basımın üzerinden "Ey Türk Gençliği!" diye
bağırdıkça utancımdan omuzlarıma gömülüyorum.

Biliyor musunuz, 10 Kasım’larda, 29 Ekim'lerde şiirler okunurken,
marsımızı dinlerken ağladığımda herkes günün anlamına ağladığımı
sanıyor; oysa çaresizliğe ağlıyorum.

Muhtaç olduğu kudretin dolaştığı asil kani uyuşturucuyla
zehirleyen öğrencilerimi kurtaramıyorum. Öğrenmeye direnen,
kendini kapatan öğrencilerime İstiklal Marsı’nın anlamını bile
öğretemiyorum.
__________________
KIYAM GÜNÜNÜN O EN YAKIN BULUŞMA ANINDA
BİR KURŞUN İLE TOPRAĞA ÇAKILSIN BEDENİM
BİRDAHA O YERDEN KALKMAMACASINA

ÖNCE BİR DAMLAKANIM DÜŞSÜN TOPRAĞA
AKACAK TEMİZ KANLARIN HABERCİSİ OLSUN
VE ARDINDAN ILIK BİR TİTREMEYLE
BÜTÜN DAMARLARIM BOŞALSIN YAĞMUR YERİNE
Kİ DAHA GÜZEL GÜNLER YEŞERSİN O TOPRAKLARDAN
DAHA GÜZEL CANLAR BENDEN BU YOLA KURBAN
AĞITLAR YAKILMASIN ARDIMDAN BİLİNSİN YÜREKLERE İŞLENSİN
YALNIZ ALLAH İÇİN YAŞANSIN VE ÖLÜM
ÖLÜMDE YALNIZ ALLAH İÇİN OLSUN
  Alıntı ile Cevapla