Necip kazıl kısakürekten ölümü anlatan sözler Ağzıma soğuk kurtlar dolacak , gözüme kum;
Dipsiz kuyu, sürdükçe zaman, sürecek uykum Şu geçeni durdursam çekip eteğinden;
Soruversem; haberin var mı öleceğinden?
Hasis sarraf kendine bir başka kese diktir!
Mezarda geçer akçe neyse onu biriktir! Başım çığlıklı çocuk onu nasıl avutsam?
Ne yapsam da ölümü bir saatçik unutsam?.. Sultan olmak dilersen, tacı , sorgucu unut!
Zafer araban senin gıcırtılı bir tabut! Dostlarım ev eşyamdı, bir bir gitti diyorum
Artık boş odalarda ölümü bekliyorum Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
Gözümde son marifet, Azraile tebessüm… O demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner,
Azraile “Hoşgeldin” diyebilmektir hüner!.. O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın?
Toprağın altındaki saklambaçta var mısın? Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse;
Her kapıda ağlayıp son kapıda gülümse! Öleceğiz; müjdeler olsun müjdeler olsun
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun Ölüm güzel şey; Budur perde ardından haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber Neye yaklaşsam sonu hep uzaklık ve kırgınlık,
Anla ki, yok Allah tan başkasıyla yakınlık. Ellerime uzanan dudakları tepeyim,
Allah diyen gel senin ayağından öpeyim. Bu yük senden Allah'ım çekeceğim naçarım,
Senden Sana sığınır, Senden Sana kaçarım. Yaradan, Rahmetini kahrından üstün saydı,
Ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı. Düşünüyorum O'ndan evvel zaman varmıydı?
Hakikatler, boşluğa bakan aynalarmıydı.
__________________ Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu.. |