Tekil Mesaj gösterimi

Alt 18.01.2008, 09:35   #6 (permalink)
berguzar
Üye
 
berguzar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
berguzar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 31.12.2007
Yaş: 43
Mesajlar: 130
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
berguzar Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 1
Standart

Sevgili ruşen-alp:

Sizin söylediklerinizin bazı yerlerine katılıyor bazı yerlerine katılmıyorum. Şöyle özetleyecek olursak, insanlar kuranı mealinden yani kendi bildikleri dilden okumadıkları sürece nasıl anlayacaklar, nasıl kavrayacaklar ve nasıl hayatlarına yansıtacaklar. Bu yüzden yüce kelamın insanın kendi bildiği dilden okunmasından yanayım, çünkü sizde çok iyi bilirsinizki hepimiz bu kurandan sorumluyuz. Ancak arapça yüzünden okuyan, içeriğini ise hiç anlamayan birinin anlamıdığı metinden sorguya çekilmesi Allahın adaleti ile çelişir, bu yüzden inanan kuranı bilmek zorundadır. Ahirette neden bilmedin kuranı dendiğinde bize böyle öğrettiler gibi de bir deme lüksü yoktur, bakın vebal nasıl zincirleme gidiyor.
Ezan konusunda hemfikiriz, ezan namaz vaktinin girdiğini gösteren bir semboldür, japonyada bir şehirde ezan okunduğu zaman oranın halkı bilir ki, müslümanlar için ibadet vaktidir ve yakınlarda bir cami vardır. Arapça okunmasında bu yüzden bir sakınca göremiyorum.
Peygamberin sünneti ise onun kuran ekseninden bir nebze bile şaşmamış yaşantısıdır. Şimdi soruyorum sizlere, neden 4 mezhep var (4 incil ile çok benzeşiyor değil mi)? Neden bir mezhepteki uygulama bir mezhepteki uygulama ile çelişiyor? Oysa Allah kuranda demiyormu, bunu insanlar yazsaydı sen içlerinde pek çok çelişki bulurdun diye.

Kurban konusuna biraz değinecek olursam, kurban bana göre, Allah yoluna harcanabilen, çok sevdiğimiz şeylerden vazgeçebilme, feda edebilmedir. Hz. İbrahimin kurbanı Hz. İsmaildi, böyle düşünürsek, kurbanın gerçek manasına vakıf olursak, kedi, köpek, horoz gibi kavramlarda boğulmamış oluruz kanaatindeyim.

Ancak namaz konusunda bir iki söyleyeceğim var.
namaz günün belli vakitlerinde Allaha karşı yerine getirilen bir borç olarak algılandığı sürece tam yerine oturmuyor kanaatindeyim. Neden diye sorarsanız namaz gerçek manada, bağlılık, yakınlaşma, af dileme, isteme gibi hepsini birden kapsayan bir eylem. Ve yine bana göre insanın kuran ayetleri ile ana dilinden yapılması gerekir, ha arapçaya çok iyi vakıf biri arapça kılmak istiyorum derse kılsın, çünkü ne dediğini bilecektir. Allah demiyormu nisa suresinde ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın, bunu sarhoşluk ile sınırlamak çok vahim bir durum, aklın örtülü olduğu durumda ve ne dediğinizi bilmeden Allah sizden yakınlaşma ve bağlılık istemiyor, bunun türkçe karşılığı budur.
Kuranın bütününde namazla ilgili ayetlere bakacak olursak, asgarisinin 2 rekat olduğunu şu ayetten anlarız (nisa 101 ve 102). Ve kuranın bütününe baktığımızda namaz bizden günün belli vakitlerinde devamlı ve sürekli istenen bir ibadet, yani gün içinde sürekli bir bağlantı durumu.
Namazın mirac hadisesi ile peygamberimize farz kılındığına dair rivayet, namaz konusunu gerçek manasından çok çarpıtmıştır, yine kuranın bütününe baktığımız zaman, namazın daha önceki inananları da kapsadığını, onların da namaz kılmakla emrolunduklarını görürüz. Bu yüzden namazın nasıl kılınacağı konusuna kuran değinmemiştir, çünkü sınırlarını vererek süregelen bir ibadeti belletmiştir.
İslam evrenseldir, buna sonuna kadar katılıyorum, bu yüzden Allahın kelamı ey araplar vs değil, ey inananlar şeklindedir.

Son söz olarak şunu yinelemek istiyorum, peygamberin sünneti kuran ekseninden bir nebze bile şaşmamış söz ve eylemleridir. Ancak şuna çok dikkat etmek gerek, örneğin, Allah zina ile ilgili cezada yüz vuruşu emretmiş, ancak hadise baktığımız zaman bekara yüz vuruş, evliye ölüm cezasına çarptırılıyor. Bakın durumun kısa özeti nedir biliyormusunuz, tek hüküm koyucu Allah, bütün sınırları çizen Allah, helali haramı ayıran Allah, peygamber ise bir beşer, elçi ve Allahın kuranını yaşantısına uygulayan üstün ahlaklı bir şahsiyet. Ancak hadisin özeti şudur bana göre. Allah = peygamber, hadiste peygamberde Allah gibi hüküm veriyor ve Allahın hükmünün dışında bir hükümle hemde, buyrun size şirkin alası.

Hepiniz Allaha emanet olasınız....
  Alıntı ile Cevapla