"Yolların ayrılış noktasındayız: İnsan, ya tağuta tâbi olup geçici zevkler peşinde koşacak; o zaman sonuç, dünyada zillet ve kullara kulluk; tağuta kalben teslim olmak (iman etmek) suretiyle hevâ ve heveslerine
göre yaşamanın sonucu ahirette de varış, cehennem olacaktır. Veya tağutları reddedip Allah'a dostluk; hayatını İslam'ın hükümlerine göre tanzim edip izzetli, onurlu bir hayat ve cennet: "Tağuta kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere müjde vardır. (Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır." (Zümer, 17-18) Bu iki inanç ve yaşama biçiminin dışında üçüncü bir durumdan söz etmek mümkün değildir!" Mücahid
Teşekkürler mücahid kardeş, bu ayrımı farkedip Tevhidi bir imana sahip olmayı Rabbim en yakınlarımla beraber bu ülkenin insanlarına da nasib eder inşaallah.
Yalnız şunu untmayalım ki, "bir toplum kendi özündekini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmeyeceğini beyan buyuruyor." kendisini değiştirmek isteyenler şu ayete kulak versinler: “Dinde zorlama yoktur. Hak ile batıl ayrılmıştır.Tağutu red edip Allah’a iman eden kimse, kopmak bilmeyen sapasağlam kulpa tutunmuştur.”(Bakara , 256.ayet) |