sevgili mekselina biz bu soruyu çok sorduk ama konulara cevabların sıklığını görünce kendisine sıkı sıkıya sarılan dostundan sıkılmışçasına iten bir tavır hissettik. bu ne bizim soru sorma ne de düşünme azmimizi kırmadı eğer öyle olmuş olsaydı bu forumu terk etmiş olurduk acizane sadece günahları ve yanlışları terketmeye çalışıyoruz..
şimdi sorularının cevabı aslında ALLAH(CC) ilmi isteyene verir düsturunda gizlidir..
yani bilgiyi isteyen herkeze ömür verdikçe ilmide esirgemez verir..
bilgiyi elbette kitaptanda hayatın kendisinden edinebiliriz..zira tüm bilgilerin öncüsü olan kur'an azümşan da bir kitaptır..onu öncü yapansA KELAMULLAH olmasıdır..
yani insanları yaratan onlara bilgiyi edinmesi için akıl veren ve verdiği bu akılla sizinde zikrettiğiniz gibi hiç düşünmezmisiniz diye uyaran ve evrenin hakikatlarını kavramaya çalışmasını öğütleyen ALLAH(ZUL CELAL-I VEL İKRAM) dır..
lakin şunu da belirtmek gerekir ki bu yol çok zorludur..özellikle sizden daha önceki yaşantınızda başka gereksiz uğraşlar ve konular için ayırdığınız zamanı bu yol için ayırmanız ufkunuzu günübirlik düşüncelerden,ihtiyaçlardan ve beklentilerden temizlemeniz gerekir..
geçmişten gelen bilgileri daha detaylı analizlerden geçirerek içindeki yanlışlardan kurtulmanız ,günümüzün de gereksinimmiş gibi sunduğu aslında hiçbir geçerliliği olmayan yaşam tarzlarından ve uygulamalardan sıyrılıp,geleceği ise menfii beklenti ve arzulurdan kurtarıp ...
ben kimim?sorumluluğum nedir?ne yapmalıyım?diyebilmek ve harekete geçmek bunda da sebat etmek..
ancak tabiki ilmin hayırlısı ve hayısız olanı mevcuddur..size rabbinizi unutturan tamamen mevcudiyetimize yönelik yani ''düşünüyorum öyleyse varım'' mantığına ulaştıran bir ilim ,hem edindiğiniz onca bilgiyi hem de varlığınızı boşa çıkarmaktan öteye geçemez..
oysa ''düşünüyorum öyleyse varolacağım ''a getirmesi gerekmez mi?
çünkü çevirip te gözümüzü kainata baktığımız zaman insandan başka düşünen hangi varlığı görebiliriz...
bu olgu da enazından bize sorumluluk yüklemez mi?
şimdi bir ebeveyn acaba akıl olarak eksik olan çocuğuna mı görev yükler yoksa akli melekeleri yerinde olan çocuğuna mı?
tabiki aklı olana.. neden?
çünkü verdiği görevi anlayan ve bunu yerine getirebilecek kabiliyette olan(aklı yerinde olması münasebetiyle) düşünebilen çocuktur..
öyleyse bizi diğer canlılardan farklı yapan düşünme kabiliyetinin rastgele bizde mevcud olması mümkünmüdür?
bu mümkün değilse ve de yaratılmış olmamız ( yaratanın olması) bizlere bu aklı sadece yemek içmek eğlenmek,gezmek gibi ihtiyaçlar için kullanmamız gerektiğini çağrıştırır.
akıl; el, ayak, göz gibi bir uzuvmudur?
hayır değildir akıl işlevi gereğince bunlara yön verir..
inş.yarın devam ederiz..
selam ve dua
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
|