ADEM-İ TAHAYYÜZ Mekânda bulunmamak. Mekândan münezzeh olmak. Kayıtsızlık. Bir şeye bağlı olmayış. Mekân maddî olduğu gibi onda yer tutan her şey de maddîdir. Bu gerçeğin mahlûkat âleminde de nice örnekleri vardır. Nuranî varlıklar için bir mekânda bulunmak söz konusu değildir. Mesela, bir ağacın tesbihini temsil etmekle görevli olan meleklerin o ağaçla ilgileri, ağacın dallarına konan kuşlar gibi değildir. O nuranî varlıklar, ağaçta mekân tutmazlar, ancak o ağacın, tesbihlerini temsil ederler.
Ruh da beden içinde belli bir mekânda değildir. Organların mekânları vardır ama ruh için bir mekân düşünülemez. Bir ismi Nur ve bütün isimleri nuranî olan ve bütün mekânları yaratan Cenab-ı Hakk elbette mekândan münezzehtir.
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! |