Tekil Mesaj gösterimi

Alt 01.10.2007, 22:33   #3 (permalink)
menzilzafer
Tercübeli Üye
 
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 243
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
menzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevhermenzilzafer islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 4
Standart




MISIR EŞEĞİ






Mısır asıllı Osmanlı paşalarından birisi senenin yarısını memleketinde , yarısını da başkent İstanbulda geçirirdi. Bir seferinde memleketine gitme vakti gelmiş, Sadrazama uğrayarak vedalaşıp bir isteğinin olup olmadığını sorar.

-Unutmazsan Paşa , dönüşte bana bir Mısır eşeği getir , der Sadrazam.

-Baş üstüne , der vedalaşır ayrılırlar.

Aradan aylar geçer Mısırdan dönüş vakti gelir , paşa İstanbula avdet eder. Hazırladığı hediyelerle huzuruna çıkmak için beklerken aklına Sadrazamın ısmarladığı Mısır eşeği gelir. Kaynar sular dökülür âdeta başından , 'Nasıl da unuttum?..'diye dövünürken , unutmuştur , bunca gaile arasında o mu aklında kalacak?...' diye telkinler verirken kendine , içeri davet edilir. Hoş beşten sonra hediyelerini takdim eder. Sadrazam sorar :

-Mısırdan eşek getirdin mi Paşa ?...

Paşa utana sıkıla , ezile büzüle :

-Affı şahanelerinize sığınıyorum Efendim. İnanın ki unuttum!...der.

Sadrazam gülümseyerek :

-Ziyanı yok Paşa. Üzülmeyiniz. Siz geldiniz ya!...


)))
  Alıntı ile Cevapla