MISIR EŞEĞİ
Mısır asıllı Osmanlı paşalarından birisi senenin yarısını memleketinde , yarısını da başkent İstanbulda geçirirdi. Bir seferinde memleketine gitme vakti gelmiş, Sadrazama uğrayarak vedalaşıp bir isteğinin olup olmadığını sorar.
-Unutmazsan Paşa , dönüşte bana bir Mısır eşeği getir , der Sadrazam.
-Baş üstüne , der vedalaşır ayrılırlar.
Aradan aylar geçer Mısırdan dönüş vakti gelir , paşa İstanbula avdet eder. Hazırladığı hediyelerle huzuruna çıkmak için beklerken aklına Sadrazamın ısmarladığı Mısır eşeği gelir. Kaynar sular dökülür âdeta başından ,
'Nasıl da unuttum?..'diye dövünürken , unutmuştur , bunca gaile arasında o mu aklında kalacak?...' diye telkinler verirken kendine , içeri davet edilir. Hoş beşten sonra hediyelerini takdim eder. Sadrazam sorar :
-Mısırdan eşek getirdin mi Paşa ?...
Paşa utana sıkıla , ezile büzüle :
-Affı şahanelerinize sığınıyorum Efendim. İnanın ki unuttum!...der.
Sadrazam gülümseyerek :
-Ziyanı yok Paşa. Üzülmeyiniz. Siz geldiniz ya!... 
)))